İzlenilmesi Gereken Mini Diziler

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)


N3CAT1

Dekan
Onursal Üye
Katılım
20 Nis 2008
Mesajlar
6,611
Puanları
63
Liste, Sezonlarını tamamlamış mini diziler yada 2 sezonu geçmeyen dizilerden oluşmaktadır.



The Lost Room

ABD'de Sci Fi kanalında yayınlanmış olan bir bilim-kurgu mini dizisidir. Dizi bir oda ve bu odadaki olağandışı güçlere sahip günlük objeler etrafında geçmektedir. Baş kahraman Joe Miller, odada kaybolan kızı Anna'yı kurtarmak için bu objeleri araştırmaktadır. 1960'larda Route 66'da tipik bir motel iken bir yıl sonra "olay" adı verilen durum sonucu gerçek zaman ve uzayın dışında bir kayıp oda belirmiştir.

Sci-Fi Channel'ın oldukça ses getiren 2006 yapımı bu 6 bölümlük mini dizisi IMDb'de 8.4 puan almıştır ve Lost Room bugüne kadar Sci-Fi Channel'ın hazırladığı en iyi dizilerden biri olarak gösterilmektedir.


5ive Days to Midnight

J.T. Neumeyer (Timothy Hutton) bir fizik profesörüdür eşinin ölümünün ardından küçük kızıyla yaşamaktadır, bir gün eşinin mezarını ziyarete gittiklerinde üzerinde kendi isminin yazdığı ilginç bir çanta bulur.Çantanın içinde kendisinin öldürüldüğü çözülmemiş bir cinayet dosyası vardır ve tarih 5 gün sonrasını göstermektedir, dosyada resimler, gazete küpürleri, kız arkadaşı(Kari Matchett) ve yakın arkadaşlarınında içinde olduğu bir şüpheli listesi gibi bütün ayrıntılar yer almaktadır. Bunun öğrencilerinden birinin şakası olduğunu düşünüp fazla ilgilenmez.
Ama olaylar hiç de beklediği gibi gelişmez, ve araştırmaya başlar.,


Dead Set

Dead Set, İngiliz E4 kanalında 5 bölüm olarak yayınlanmış, korku ve gerilim içerikli bir mini dizidir. Yapımcılığını İngiliz karikatürist ve komedyen Charlie Brooker yapmıştır.

Dead Set'i 5 parçaya ayrılmış bir zombi filmi olarak düşünebilirsiniz. Ama bu dizinin kurgusu klasik zombi filmlerinden biraz daha farklı. Dizi, Big Brother yarışmasıyla başlıyor. Ülkemizde de yayınlanan adıyla Biri Bizi Gözetliyor.

Big Brother yarışmacıları, her tarafı kameralarla çevrili, dış dünyayla izole bir evde yaşamaya devam ederken İngiltere'de bir salgın sonucu zombiler türemeye başlar. Dış dünyadan habersiz yarışmacılar, bir süre sonra yapım ekibiyle irtibat kuramaz hale gelince şüphelenmeye başlar. Big Brother seti, artık ölüm kalım setine dönmüştür.

Dead set 8,1 imdb puanıyla izlenmeye değerler arasında.


Riget

Sanırım bu kadar emek harcadıktan sonra bir kaç kelime etmeye hakkım olur.
Kingdom gerçekten de 'kült' tanımını hakeden bir yapım. Gerek karakterleri, gerek konusu,
gerek olay örgüsü, gerekse mizah anlayışı bakımından bu tanımı hakediyor.
Efsaneye göre yönetmen Lars von Trier'i arkadaşları "Oğlum, sen entel dantel adamsın. Sıradan
halkın seyredeceği bir şey çekemezsin." diyerek gaza getirirler. Yönetmenimiz de soluğu
Danimarka televizyonunda alır. Kanalla 15 bölümlük bir dizi anlaşması yapar. Dizinin
yayına başlamasıyla birlikte arkadaşlarını da haksız çıkarmış olur. Zira tüm halk televizyonları
başına kilitlenir. 1994'te çektiği 4 bölümün ardından 1997'de de 4 bölüm çeker. Etki yine
aynıdır. Ancak dizinin tamamlanması için çekilmesi gereken 5 bölüm hiçbir zaman çekilemez.
Çünkü Stig Helmer karakterini oynayan oyuncu ölmüştür.
Peki madem ki bu dizi bu denli görkemli bir yapım, yönetmen dijital efektlerden ve bilgisayar
teknolojisinin nimetlerinden yararlanarak bu adamı sanal olarak canlandıramaz mı? Başka bir
yönetmen olsaydı belki diyebilirdik ancak söz konusu kişi Dogma 95 akımının öncüsü olan Lars
von Trier olduğunda imkansız demek bile yetersiz kalır.
Bu durumda yapabileceğimiz tek şey var olan 8 bölümü seyretmek ve çekilmeyen 5 bölüm için
üzülmek.
Umarım siz de en az benim aldığım kadar keyif alır ve eğlenirsiniz.
İyi seyirler...


Firefly

Firefly, bilimkurgu türünü western ile harmanlamış bir dizidir. Konusuna gelirsek, 2500'lü yıllarda Dünya nüfusunun iyice artması ve kaynakların tükenmesi sonucu insanların başka gezegenlere göçmesi başlıyor. Merkez gezegenlere yerleşenler medeniyeti devam etttiriyor ve Alliance (Abd & Çin ortak birliği) kuruyor. Diğerleri ise çevre gezegenlere ve aylara yerleşerek bağımsızlıklarını ilan ediyor. Alliance bu bağımsızları kendine katmak için savaş başlatıyor. Dizinin pilot bölümü olan Serenity bölümü, bu savaşla devam ediyor.

Savaş sonrası Mal (Kaptan Malcolm Reynolds), diziyede adını veren Firefly model bir uzay gemisi kaçırıp kaçakçılık işine giriyor.

2005 yılında dizinin devamı niteliğinde Serenity adlı filmi yayınlanmıştır.


Harper's Island

Bir grup aile ve arkadaşları tatil amaçlı bir adaya giderler. Ada'da bir düğüne katılmayı planlarlar. Adaya ulaştıklarında her şey istedikleri gibi giderken tatilleri kabusa dönüşür. Ada uzun zaman önce cözülmemiş cinayetlerle gündemdedir. Ama onlar bunu bilmiyordur. Eğlence devam ederken katil arkadaşlıkları test edip sırlar açıya çıkmaya başlayınca her gün birini öldürmeye başlar. Ada'da tek yaşayan onlar oldukları için herkez birbirinden şüphelenmeye başlar.


Persons Unknown

Persons Unknown, Amerika NBC televizyonunda yayınlanan bir gerilim dizisidir. 2010 yazı için 13 bölümlük bir mini dizi olarak planlanmıştır.

Persons Unknown dizisi, birbirlerini tanımayan yedi insanın bilinmeyen bir yerde ki otel odasında uyanmalarıyla başlıyor. Hangi özelliklerinden dolayı ve neden buraya getirildikleri belli olmayan bu yedi insan odalara kapatılmadan önce ne yaptıklarını tam olarak hatırlamamaktadır. Bu bilinmeyen bölgede hapis kalmış insanlar başlarda nerde oldukları ve buradan nasıl kurtulacaklarını sorgularken daha sonraları devamlı izlendiklerini farkederek kimler tarafından izlendiklerine dair merakları ortaya çıkar. Burdan da anlıyoruz ki bu yedi insan birileri tarafından izlenmektedir.


FlashForward

Size, geleceğinizden bir kesit gösterilseydi ve gördükleriniz hoşunuza gitmeseydi... Gördüklerinizin gerçeğe dönüşmemesi için ne kadar çabalar, neleri feda ederdiniz?

Anlaşılmayan bir sarsıntı aynı anda tüm dünya nüfusunun bilincini 137 saniyeliğine kaybetmesine yol açar ve bu esnada herkes geleceğinden bir kesit görür. Sonrasında ise tüm dünya kendini bir kaosun ortasında bulur.

Los Angeles FBI ajanı Mark Benford, gelecekteki kesitinde gördüklerinden yola çıkarak 29 Nisan 2010'un parçalarını bir araya getirmeye çalışır ama olayların sebebini anlamak ve olacakları engellemek konusunda çaresizdir; yaşanacaklar onu mutlu edecek türden değildir. Gelecekte, Mark'ın çok sevdiği eşi onu hastalarından birinin babası için terk eder. Mark kendini yeniden içkiye verir, partneri cinayete kurban gider ve ajanlar Mark'ın peşine düşer.

Çok geçmeden herkes birbirine ne gördüğünü sormaya başlar. Bu sırada Mark ve ekibi bu tuhaf olayın sebebini araştırır ve tekrar olup olmayacağını merak ederler. Ellerinde bel bağlayabilecekleri tek şey ise insanların gelecekte gördüklerinden oluşan dev bir mozaiktir...


The Prisoner

Televizyon tarihinin en öncü yapımlarından The Prisoner, altı bölümlük yeniden yapımıyla karşınızda. 1960’ların kült dizisinin 2009 uyarlamasında başrolleri Ian McKellen ve Jim Caviezel paylaşıyor.

1967’de The Prisoner adlı İngiliz dizisiyle TV tarihinde çığır açan Patrick McGoohan, dizinin hem yaratıcı yönetmenliğini hem de başrol oyunculuğunu üstlenerek bir efsanenin doğuşunu mümkün kılmıştı. Kült statüsüne yükselen The Prisoner nihayet 42 yıl sonra aslına sadık bir uyarlamayla karşınızda. Kendini “Köy” adı verilen bir tür açık hapishanede bulan ve geçmişini hatırlamayan bir adamın, aynı kaderi paylaştığı insanlarla birlikte verdiği kaçış mücadelesini anlatan The Prisoner’da başrolleri kendi dönemlerinin en usta aktörleri James Caviezel ve Ian McKellen üstleniyor. Seneler içinde The Truman Show, The Matrix ve Lost gibi pek çok yapıma ilham olan The Prisoner, unutulmayacak bir dizi deneyimi sunuyor.


Jericho

Ufukta aniden beliren nükleer bir bulut; küçük, huzurlu Kansas kasabası Jericho'nun sakinlerini tam bir kaosun içine sürükler. ABD'nin büyük bir kısmı, nükleer felakete maruz kalmıştır. Dünyadan tamamen izole olan Jericho'lular, hayatta kalan tek Amerikalılar olup olmadıklarını merak etmektedirler. Tüm iletişim ve enerji faaliyetlerinin durmasıyla birlikte bilinmeyinin yarattığı korku, Jericho'da sosyal, psikolojik ve fiziksel olarak tam bir karmaşa ortamı yaratır. Fakat kriz zamanlarında hiç beklenmedik insanlar, kendilerinde daha önce farkına varmadıkları bir kuvveti keşfederek birer kahramana dönüşebilir.


Survivors

Orjinali 1975-1977 yılları arasında yine BBC'de yayınlanmış olan Survivors, bir grip virüsü nedeniyle Dünya nüfusunun %90'ının ortadan kalkmasını ve ardından İngiltere'nin bazı bölgelerinde yaşanan olayları anlatıyor. Virüse karşı bağışıklık göstermiş ve bu yüzden hayatta kalmayı başarabilmiş insanlar yeni bir hayat kurmanın yollarını arıyor.

Dizinin konusundan ötürü ilk anda akıllara 28 Days Later, I am Legend, The Crazies, Dawn of the Dead, Resident Evil vb. filmler gelebilir. Biliyorsunuz bu tür filmlerde ortaya çıkan salgından ötürü zombileşme sürecine giren insanlar gerilimi sağlayan tek etkendir. Survivors ise, "salt insan"ı kullanarak bunu başarmaya çalışıyor ve başarıyor da...

Julie Graham, Max Beesley, Paterson Joseph, Zoe Tapper, Phillip Rhys, Chahak Patel ve Robyn Addison'dan oluşan ana kadro sürükleyici şekilde işlenen bu konuyu taşıyan ve dizinin ilgi çekiciliğini arttıran bir diğer faktör. Tamamı İngilizlerden oluşan bu oyuncu kadrosu iyi/kötü karakterleri ve zaman zaman kendi içlerinde yaşadıkları çatışmalar nedeniyle az biraz Lost dizisini de anımsatıyor.

Yalnızca 2 sezon, 12 bölümden oluşan bu post-apokaliptik İngiliz dizisi, mekan kullanımı (bomboş sokaklar etkileyici görüntüler veriyor), sürükleyici hikaye anlatımı, izleyeni yormayan kurgu anlayışı ve iyi oyunculukları nedeniyle ilgiyi hak ediyor. Sinema filmi tadındaki 90 dakikalık ilk bölümü izleyip diziye devam etmeme şansınız da var üstelik. Diğer bölümlerden bağımsız olarak da izlenebilecek bu ilk bölüm dizinin geneli kadar keyifli...


Life

Life, Amerika NBC televizyonunda iki sezon yayınlanmış bir polisiye, drama dizisidir.

Dizi, suçsuz yere ömür boyu hapis cezasına çarptırılan eski polis memuru Charlie Crews'in 12 yıl sonra suçsuz olduğunun anlaşılması ve serbest bırakılmasıyla başlıyor. Charlie, polis olduğu için 12 sene boyunca mahkumlardan çok çekmiştir. Ayrıca dışarda ki tüm arkadaşları, bağlantıları ve ailesi ona sırt çevirmiştir. Bu 12 sene boyunca ona tek inanan insan avukatı Constance Griffiths olmuştur ve yine suçsuzluğunu ispatlayan avukatı Griffiths'tir.

Charlie, hapisten çıktıktan sonra 12 yıllık esaretin bedeli olarak yüklü bir para alıyor ve polislikten dedektifliğe terfi ediliyor. Ama Charlie, artık eskisi gibi değildir. İçerdeyken kendini Zen'e adamış, kişiliğini geliştirmiş, sürekli meyve yiyen, davaları çözerken enteresan metodlar uygulayan ve ilginç takıntıları olan bir adam olmuştur.


Crusoe

Daniel Defoe‘nin 1917 yılında kaleme aldığı orjinal roman üzerinden kurgulanmış. Defoe’nin yazdığı bu eser daha önce pek çok filme konu olmuştu. Bu kez ise televizyon dizisi olarak karşınızda. Dizinin NBC’ye maliyeti ise tam 35 Milyon dolar olarak açıklandı. NBC büyük çaplı bir proje yapma kararı alınca, uyarlanabilecek hikayeler arasında robinson crusoe, the last of the mohicans, sleeping beauty ve jekyll and hyde gibi önemli hikayeler arasından bu fikri seçmişler.

Philip Winchester Macera için çıktığı deniz yolculuğunda bir adada 27 yıl boyunca mahsur kalmasıyla sonuçlanan hikayede Robinson Crusoe‘nun başından geçenleri anlatıyor.


Lost in Austen

Amanda Price, hayattan ve duyarsız sevgilisi Michael’den bunaldığı zamanlarda, kaçışı sayısını bile hatırlayamayacağı kadar çok okuduğu Pride & Prejudice’ta (Aşk ve Gurur) bulur.
Yine böyle bir gecede banyosundan gelen garip seslere kulak kabartan Amanda, içeri girdiğinde romanın başkahramanlarından Elizabeth Bennet’i karşısında görünce bunun kendi hayal ürünü olduğunu zanneder. Bir süre Elizabeth’le konuşup bunun sadece kendi yarattığı bir şey olduğuna inanmaya çalışırken, Elizabeth’in ona banyoda bulunan gizli bir kapıdan içeri girdiğini söylemesi ve kapıyı açmasıyla kendini görkemli şatoları ve ışıltılı balo salonlarıyla göz kamaştıran bambaşka bir dünyada bulur. Elizabeth’in kapıyı üstüne kilitlemesiyle de artık bu dünyaya hapsolmuştur.
Kendini romanın içine hapsolmuş bulan Amanda, bir yandan her satırını ezbere bildiği olayların gidişatını bozmamak için elinden geleni yaparken, bir yandan da yıllardır okurken büyük bir tutkuyla bağlandığı Mr. Darcy’e de aşık olmaktan kendini alamaz.


Band of Brothers

Yıl:1942- Yer:Toccoa Kampı. 101.Hava gücü ve 506.Alay gönüllülerinin işi hiç de kolay olmayacaktı.Onlar eğitildiler,ter döktüler,çalıştılar,planladılar ve herşeyi en baştan aldılar.Düşman hattının gerisinde ve çıkartma gününde içgüdülerine,misyonlarını yerine getireceklerine inanmak zorundalardı.Kendine güven,yanındaki silah arkadaşına güven...O kişi paraşütçü kardeşin olduğu sürece.Steven Spielberg ve Tom Hanks, Er Ryan'ı Kurtarmak'taki ortak başaralarından sonra, 2.Dünya Savaşı askerleri hakkında anlatacak daha fazla hikaye olduğunu keşfettiler.Kardeşler Takımı, Stephen E. Ambrose'nin kitabına dayanan heycanlı,savaşın gerçekçi destanı...


Twin Peaks

Twin Peaks Laura Palmer (Sheryl Lee) isimli bir genç kızın öldürülmesi sonrasında gelişen olayları konu alır. FBI ajanı Dale Cooper (Kyle MacLachlan) bu cinayetle ilgilenmek için kasabaya gönderilir, fakat bu küçük ve sakin görünen kasaba aslında derinliğine bakıldığında çok karışıktır...


Invasion

İnsanoğlu yüzyıllar boyunca gökyüzünde başka yaşam formlarının işaretlerini aradı.. Ama başarılı olamadı. Ya bunun açıklaması, uzaylıların zaten burada, aramızda olmasında bulunuyorsa? Ya giderek artan doğal afetler, çok daha büyük ve uğursuz bir şeyi gizlemek için tasarlanmış perdelerse?


Taken

Dizi, İkinci Dünya Savaşı'ndan günümüze kadar uzaylı yaratıklar ile karşı karşıya kalmış üç aile ve bu ailelerin günümüze kadar gelen jenerasyonlarının hayatlarını anlatıyor. "Keys", "Crawford" ve "Clarke" aileleri uzaylılarla ilk temaslarını 1947 yılı İkinci Dünya Savaşı sıralarında yaşarlar.
Kaptan Russel Keys, İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya üzerindeyken uçağı düşer ve kendini mucizevi bir şekilde iyileşmiş olarak Fransa'da bulur. Nasıl kurtulduğu ve neler olduğu hakkında hiç bir fikri yoktur. Fakat kolunda tuhaf işaretler ortaya çıkmıştır. Günler geçtikçe rüya sandığı bazı olayların gerçek olduğuna kanaat getirmeye başlar.
Kaptan Owen Crawford'un yaşamı ise New Mexico, Rosswell'de düşen bir uzay gemisine rastlaması üzerine değişir. Uzay gemisinin içine giren Crawford bu olaydan sonra çok bilgili ve başarılı bir adam haline gelir ve askerlik kariyeri hızla yükselir.
Sally Clarke ise iki çocuğu ile beraber Teksas'ta yaşayan dul bir kadındır. Bir gece hastalanan Sally, yarı baygın haldeyken ortaya çıkan yakışıklı bir yabancıyla birlikte olur. Birlikte olduğu bu gizemli yabancı aslında Rosswell'de düşen uzay gemisinden kurtulan bir uzaylıdır. Sally bu olaydan sonra iyileşir fakat hamiledir.
Birbirlerini tanımayan bu üç ailenin tek ortak yanı uzaylılarla olan temaslarıdır. Tüm bu korku dolu ve gizemli olaylar senelerce bu ailelerin peşini bırakmaz, günümüzde yaşayan 10 yaşında ki Allie Keys'in yaşamına kadar uzanır.
Kaynak 'dan derlenmiştir.
 

Darknes$

$
Onursal Üye
Katılım
13 Haz 2008
Mesajlar
18,709
Puanları
83
Band Of Brother - Kardeşler Takımı şuan izlemekteyim savaş film severlere !
 

N3CAT1

Dekan
Onursal Üye
Katılım
20 Nis 2008
Mesajlar
6,611
Puanları
63
Bu listedekilere yavaş yavaş başlamayı düşünüyorum. Hepsi güzel gerçekten :)
 

uma350

Profesör
Katılım
16 Ocak 2010
Mesajlar
4,413
Puanları
0
Prison break 3. sezondayım.zaten tavsiyeye gerek yok daha kötü diyeni duymadım.İzlenebilecek bir dizi gerçekten ama mini değil işte.. :D
 

Uso!

Doçent
Katılım
10 Ağu 2010
Mesajlar
978
Puanları
18
Taken'ı kanal D vermişti orada izlemiştim, vakti olanlara tavsiye ederim fena değil. :)
 

kaberdey

Profesör
Katılım
23 Ara 2008
Mesajlar
4,262
Puanları
0
@uma350 O zaman ben "kötü" diyim 3. sezondan sonrası zaman kaybı. Keşke izlemeseydim diceksin :)
 

uma350

Profesör
Katılım
16 Ocak 2010
Mesajlar
4,413
Puanları
0
Tamda 3. sezon 6. bölümdeyim bıraksam mı acaba :D
 

eray045

Rektör
Onursal Üye
Katılım
12 Nis 2008
Mesajlar
12,661
Puanları
63
İbretlik bir paylaşım olmuş , sağol :)
 

regena

Asistan
Katılım
15 Şub 2010
Mesajlar
204
Puanları
0
prisen zaten mini dizi degil ve izlemekten pişman olmayacagın bir dizi ama
son sezonda biraz tadı kaçıyor kaberdey dogru söylemiş

mini dizilerden kardeşler takımı ve özellikle lost room öneririm
 

uma350

Profesör
Katılım
16 Ocak 2010
Mesajlar
4,413
Puanları
0
sonrası ilginçliğini kaybediyor ve zorlama olmuş. Ben de 3. sezona kadar merakla izledim ama sonra yuh artık dedim...
Ama başlamışken bitir bence :)
Aslınada dizi film tarzı şeylere çok düşkün biri değilim ama başlamışken bitireyim diyorum doğrusu dediğin gibi dostum :)
 

POWER

Rektör
Katılım
5 Eki 2009
Mesajlar
10,279
Puanları
0
1 Adet de benden olsun ama bu yapım Türk.

Kabuslar Evi Serisini izlemenizi tavsiye ederim 13 bölüm çekildi.

Şiddetle tavsiye ederim :)
 

neet

Guru
Onursal Üye
Katılım
6 Ağu 2008
Mesajlar
20,883
Puanları
83
Konum
Tekirdağ
@uma350 O zaman ben "kötü" diyim 3. sezondan sonrası zaman kaybı. Keşke izlemeseydim diceksin :)
kesinlikle katılıyorum...:rolleyes:

---------- Post added at 10:29 ---------- Previous post was at 10:21 ----------

left 4 dead oyununu sevdiyseniz dead seti kesin beğenirsiniz :)
 

N3CAT1

Dekan
Onursal Üye
Katılım
20 Nis 2008
Mesajlar
6,611
Puanları
63
Dün FlashForward'ı bitirdim. Öyle bir bölümde bitti ki kafayı yememek elde değil. Ya nasıl olur da 2. sezonunu çekmezler bunun :)
 

mendocino

Rektör
Katılım
9 Ocak 2009
Mesajlar
11,048
Puanları
48
flashforward'a boşuna başlamayın dizi aniden yayından kaldirildigi icin bütün hikaye havada kalıyo doğal olarak. yani izlediginize değmez.. kalkma sebebi reytinglerin kötü olmasiymis bizim ülkemizde tuttu ama Amerikalı bakmamıs yüzüne..
Benim şahsi fikrim kalkmasida dogru bi karar; bi türlü netice yok ortada hicbisey ortaya cıkmadan öle gidiyo bölümlerce sürükleyiciligi yok. 10 bölümde anlatabilecegi hikayeyi 50 bölümde anlaticaklar ellerinde olsa... ama mesela fringe öylemi, 3-4 bölümde neler degisiyo...
 

N3CAT1

Dekan
Onursal Üye
Katılım
20 Nis 2008
Mesajlar
6,611
Puanları
63
Bugün The Lost Room'u bitirdim. 6 bölümlük mükemmel bir dizi. Tavsiye ediyorum herkese :)

 

POWER

Rektör
Katılım
5 Eki 2009
Mesajlar
10,279
Puanları
0
the lost room dan başlıyorum. ilginç gelebilir ama final haftası çok iyi gidiyor film dizi vs izlemek :)
 

gs_kadir

Profesör
Katılım
5 Ocak 2011
Mesajlar
4,290
Puanları
38
the pacifik i söylememe gerek yok sanırım her ne kadar 3.bölümde bizi kötüleselerde
 
Üst
stat counter