Başına Buyruk GNU/Linux Dağıtımlarını Kullanalım!

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)


Türkçesever

Profesör
Katılım
12 Eyl 2016
Mesajlar
1,579
Puanları
113
Konum
Türkiye
Bu yazı deneyimli kullanıcılar içindir.

Geçtiğimiz yıllarda @MrtAltg aşağıdaki bağlantıdaki konuyu açmıştı.

GNU/Linux dağıtımlarındaki çeşitlilik

Aslında konuya o zamanlar farklı bir noktadan yaklaşmıştım ki hâlen genel olarak arkasındayım. Özgür yazılım felsefesi buna izin veriyor.

Burada çeşitlilikten övünebiliriz ancak insanların harcadığı emek bölünüyor. Bu da son kullanıcı için yazılımlar oluşturabilecek bir kapasite varken boşa gidiyor. Belki şu ana kadar bir sürü proje ve dolayısıyla emek boşa gitti. Konuda Antergos GNU/Linux'tan bahsedilmiş ve artık bahsedilen dağıtım geliştirilmiyor. Tabii ki bunun küçük bir örnek olduğunu düşünüyorum.

Bence herhangi bir dağıtımı taban almayan GNU/Linux dağıtımlarını kullanmalıyız. Mümkünse herhangi bir masaüstü ortamını veya pencere yöneticisini taban almayan masaüstü ortamı veya pencere yöneticisi kullanılmayabilir. Bu konuda bazı istisnalar sunulabilir ancak genel olarak bu konuya değinmek istedim.

Bu sorunla ancak böyle baş edilebileceğini düşünüyorum. Katılmayanlar elbette olacaktır ancak son kullanıcının GNU/Linux dağıtımlarına böyle gelebileceğini düşünüyorum. Tabii ki bunun bir koşulu da var: Son kullanıcı için kolaylık sağlayan yazılımlar oluşturmak.

Maalesef bunun için kullanıcıya oldukça az sorun çıkartabilecek GNU/Linux dağıtımları sunulması gerekecektir. Bu yüzden son kullanıcılar için paketlerin biraz da olsa güncel olması gerektiğini düşünüyorum. Evet, bu biraz stabilite konusunda sorun oluşturabilir ancak bu konuya biraz da olsa çözüm bulan GNU/Linux dağıtımı bunca dağıtım arasında bence vardır.
 

Melih Beyefendi

Profesör
Katılım
18 Tem 2019
Mesajlar
1,270
Puanları
113
Konum
İSTANBUL/Sultangazi (Türkiye Cumhuriyeti)
Hocam anlıyorum linuxu kullandırmak istiyorsunuz ama bir çok oyun,driver,program linuxu desteklemiyor. Windows serileri, oyun,driver,program olarak daha fazla şey destekledikleri için daha fazla tercih ediliyorlar. Ama Windows 7 Ultimate,şu anda Steam,emülatör dışında ki oyun sitelerini de desteklemiyor. Ama 8.1 ve Windows 10,daha fazla şey destekliyor. En iyi sistemler hep Windows 10 ile geliyor.
 

Türkçesever

Profesör
Katılım
12 Eyl 2016
Mesajlar
1,579
Puanları
113
Konum
Türkiye
Bu yazı deneyimli kullanıcılar içindir.
Hocam anlıyorum linuxu kullandırmak istiyorsunuz ama bir çok oyun,driver,program linuxu desteklemiyor. Windows serileri, oyun,driver,program olarak daha fazla şey destekledikleri için daha fazla tercih ediliyorlar. Ama Windows 7 Ultimate,şu anda Steam,emülatör dışında ki oyun sitelerini de desteklemiyor. Ama 8.1 ve Windows 10,daha fazla şey destekliyor. En iyi sistemler hep Windows 10 ile geliyor.
Aslında yazının üst kısmına not düşmüştüm ama sanırım tam anlaşılmamış. Bu iletiyi yazdıktan sonra daha büyük, kırmızı ve eğik yerine kalın hâle getireceğim.

Aynen. Katılıyorum. Önerdiğiniz GNU/Linux dağıtımı hangisidir hocam?
O biraz size bağlı.

https://forum.shiftdelete.net/threads/gnu-linux-dagitimi-tavsiyeleri.634702/

Yukarıdaki konuda herhangi bir dağıtımı taban almayanlar bildiğim kadarıyla Debian, Fedora, Solus, PCLinuxOS var ancak PCLinuxOS'u bilmiyorum. Listede olmasa da openSUSE de köklü dağıtımlardan bir tanesidir.

Solus, deneyimsiz kullanıcılar için DistroWatch'da iyi gibi gözüküyor.

DistroWatch.com: Solus

PCLinuxOS de öyle ama forumda şu ana kadar herhangi bir kullanana rastlamadım.

DistroWatch.com: PCLinuxOS

Solus'u sanırım MATE ile kullanmak daha mantıklı. Budgie'nin stabilitesi ile ilgili bilgim yok.

Eğer bu konuya dikkat etmezseniz aşağıdaki bağlantıdaki iletiyi incelemenizi öneririm.

https://forum.shiftdelete.net/threads/gnu-linux-dagitimi-tavsiyeleri.634702/#post-4917624
 

astegon

Profesör
Katılım
31 Ocak 2011
Mesajlar
2,287
Puanları
113
Bu konu çok derin ve çetrefilli bir konu. GNU/GPL ile bir çok şey yapabilirsiniz de sürdürülebilirlik konusuna gelince olay maalesef parasal durumlara kitlenip kalıyor.

Açık kaynak tarafında ne büyük projeler fail oldu bu gözler onu da gördü....
 

Ben Kenobi

Dekan
Katılım
6 Kas 2011
Mesajlar
7,364
Puanları
113
Bence tam tersi linux dağıtımları tek bir paket yönetim sisteminde uzlaşırlarsa ilerleme hızları çok ciddi derecede artar.
Bu da şahsi olarak pek haz etmesem de debian olmalı çünkü her zaman en yüksek paket sayısı hem de açık ara fark ile debian depolarında (Misal Arch'ın AUR'u da dahil etsek yine de Debian'ın resmi depodaki paket sayılarını geçmiyor ki AUR resmi değil kullanıcı depoları)
Ne yazık ki bu şu an mümkün gözükmüyor aksine yeni çıkan appimage, snap ve flatpak paket sistemleri ile ortalık iyice karıştı.
Misal Kubuntu için aynı yazılım hem kendi paket sisteminde (deb) hem appimage olarak hem snap olarak hem flatpak olarak karşımıza çıkabiliyor.
 

Türkçesever

Profesör
Katılım
12 Eyl 2016
Mesajlar
1,579
Puanları
113
Konum
Türkiye
Bence tam tersi linux dağıtımları tek bir paket yönetim sisteminde uzlaşırlarsa ilerleme hızları çok ciddi derecede artar.
Bu da şahsi olarak pek haz etmesem de debian olmalı çünkü her zaman en yüksek paket sayısı hem de açık ara fark ile debian depolarında (Misal Arch'ın AUR'u da dahil etsek yine de Debian'ın resmi depodaki paket sayılarını geçmiyor ki AUR resmi değil kullanıcı depoları)
Ne yazık ki bu şu an mümkün gözükmüyor aksine yeni çıkan appimage, snap ve flatpak paket sistemleri ile ortalık iyice karıştı.
Misal Kubuntu için aynı yazılım hem kendi paket sisteminde (deb) hem appimage olarak hem snap olarak hem flatpak olarak karşımıza çıkabiliyor.
APT'yi pek sevmesem de APT konusunda katılıyorum. Flatpak bence bazı konularda kolaylık sağlayabiliyor.
 

VECTORRR

Dekan
Yasaklı
Katılım
10 Tem 2018
Mesajlar
5,251
Puanları
113
Konum
Türkiye Cumhuriyeti
Hocam anlıyorum linuxu kullandırmak istiyorsunuz ama bir çok oyun,driver,program linuxu desteklemiyor. Windows serileri, oyun,driver,program olarak daha fazla şey destekledikleri için daha fazla tercih ediliyorlar. Ama Windows 7 Ultimate,şu anda Steam,emülatör dışında ki oyun sitelerini de desteklemiyor. Ama 8.1 ve Windows 10,daha fazla şey destekliyor. En iyi sistemler hep Windows 10 ile geliyor.
windowsta wattman sorunları olduğu için sorunlu olabilir ama sanırım linuxta böyle bir şey yok.
 

astegon

Profesör
Katılım
31 Ocak 2011
Mesajlar
2,287
Puanları
113
Bu kadar fragmantasyonun olduğu ki paketlerden belli bir dünyada konsolidasyon imkanını ben pek göremiyorum.

Redhat bir zamanlar iyiydi, şimdilerde debian.

Ama diyorum ya kavga büyük, sorun derin, iş paraya dönünce kimse kimseyi tanımıyor.

Yıllarca slackware olsun redhat olsun OpenBSD olsun bir sürü sistem kurdum yönettim vs. Ne hayaller ile gittiğiniz yolsa ekip arkadaşlarınızın tam bir para manyağı olduğunu görüyorsunuz. 3 birim paralık işe 5-6-7 teklifler havada uçuştu. Ne iş dediğinizde cevaplar genelde pis bir sırıtış oluyor.

Çok yaşanmışlıklarım var benim. Hele ki TR piyasasında ben açık kaynağın ilerlemesini pek mümkün görmüyorum. Global pazarda ise ubuntu ve debian bireysel tarafta çok iyiler.
 

Türkçesever

Profesör
Katılım
12 Eyl 2016
Mesajlar
1,579
Puanları
113
Konum
Türkiye
Bu kadar fragmantasyonun olduğu ki paketlerden belli bir dünyada konsolidasyon imkanını ben pek göremiyorum.

Redhat bir zamanlar iyiydi, şimdilerde debian.

Ama diyorum ya kavga büyük, sorun derin, iş paraya dönünce kimse kimseyi tanımıyor.

Yıllarca slackware olsun redhat olsun OpenBSD olsun bir sürü sistem kurdum yönettim vs. Ne hayaller ile gittiğiniz yolsa ekip arkadaşlarınızın tam bir para manyağı olduğunu görüyorsunuz. 3 birim paralık işe 5-6-7 teklifler havada uçuştu. Ne iş dediğinizde cevaplar genelde pis bir sırıtış oluyor.

Çok yaşanmışlıklarım var benim. Hele ki TR piyasasında ben açık kaynağın ilerlemesini pek mümkün görmüyorum. Global pazarda ise ubuntu ve debian bireysel tarafta çok iyiler.
Red Hat sanırım IBM'ye satıldı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bunun Fedora'yı ne derece etkilediğini bilmiyorum.
 

astegon

Profesör
Katılım
31 Ocak 2011
Mesajlar
2,287
Puanları
113
Red Hat sanırım IBM'ye satıldı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bunun Fedora'yı ne derece etkilediğini bilmiyorum.
Aslında IBM tarafından da destekleniyordu başlangıç aşamasında IBM "Ulan OS2/Warp a ayıp olur" diyerek kendi sürümüne odaklanmış gibi yaptı. Yıllarca AIX geliştirdi, hatta pine'ı felan ben AIX üzerinden kullanmayı öğrenmiştim üniversitede. O zamanlar www emekleme aşamasındaydı. Gopher felan yeni nesil bilmez. Mosaic vardı html browser gibi bir şeydi. Netscape ve IE sürümleri 2 deydi. Netscape Communicator ile daha web siteleri gezer, IE'nin yüzüne bakmazdık. Netscape composer ile "Aaa mail buradan da gönderilebiliyormuş lan ne salakça" derdik pine ile mail gönderdiğimiz için.

Nereden nereye. Konudan sapmayalım. AIX ile giderken IBM el altından Redhat'i fonladı, destekledi. Redhat en son 7.3 kurmuşluğum vardı sonra BSD tarafına eğilmiştim ben çünkü server tarafında bana UI lazım değildi. pico sağolsun config dosyaları ile güzelce oynardık, sendmail, dhcpd, ftpd, squid vs.

Fedora markası gelince ben zaten Windows Server 2008 alanlarındaydım. Fedora iyi bir girişim oldu. Bir çok kişiye linux'u daha çok sevdirdi.

Ubuntu ile zaten çok başka oldu her şey. Tabi burada SuSe ve Debian'ı unutmamak lazım.

Her şey bi tarafa Slackware benim ilk göz ağrımdır. Linux ile ilk tanışmamdır. Ve kernel compile ettiğim p133 / 32 mb ram'li cihazın sabaha kadar can çekişmesidir slackware. Driver tanıtmak o kadar zordu ki.

Açık kaynak tarafına gelince; TR de maalesef bu işler çok çok çok zor.

Sebepleri o kadar çok ki.

Microsoft TR müthiş domine ediyor her yeri. Kullanım kolaylığından dolayı çoğu sistem yöneticisi de "Ay ne kolaymış" diyerek MCSE sertifikasını alıp "Ben system adminim ülen" diyor.

Enterprise level'da büyük firmalar linux kullanıyor ama ciddi anlamda destek alamıyorlar. Çünkü irili ufaklı firmalar para kazanmak için birbirlerini kötülemeye devam ediyorlar.

Ayrıca sunucu çalıştırmak yerine Cloud hizmeti almak çok daha uygun hale geldi. Sunucunun bakımı, elektrik parası, sistem odası kurmak FM-200 yangın söndürme sistemi, yangın algılama, iklimlendirme vs derken ohoooo işletme maliyetleri.

Google Cloud, AWS, Microsoft Azure felan derken bir çok firma cloud'da alıyor hizmetlerini. Açık kaynak tarafı ise ağırlıklı olarak üniversite, enstitü ve araştırma merkezleri tarafından kullanılıyor. Yüksek sayıda paralel computing yapan ve çok node'lu sistemler ile big data analizi üzerine çalışılıyor. Hoş son zamanlarda bu da cloud'a gitmeye başladı. Çünkü 2-3 dakikada istediğiniz VPS'i kurabiliyor, istediğiniz kadar node atayabiliyor, paralel çalıştırıp sonra hepsini kapatabiliyorsunuz. Sistem size fatura ediliyor. Kullandığın kadar öde misali.

Benim gençlere önerim, meraklılarsa eğer, basit distrolar ile başlasınlar, eski bilgisayarlarını, notebooklarını atmasınlar. Distrowatch'dan bakıyorum nefis ve lite linux sürümler var. Hatta bir arkadaşıma linux lite kurdum. Bilgisayarı Casper'ın en dandik işlemciye , hdd ve ram e sahip ve windows 8.1'i ağlayarak açılan (açılışı 5-6 dakika sürüyordu ve işkenceydi kullanmak) notebook a kurdum. O kadar mutlu ki. Sayende bilgisayar kullanabiliyorum dedi.

Dediğim gibi gençler kurcalayın, bozun, değişik şeyler yapın. Farkındalığınız artar. Ama açık kaynak olsun, microsoft tarafı olsun cloud tarafı olsun sertifika almadan hayaller kurmayın. Hedefinizi doğru koyun.

Gelecek cloud tarafında, saas tarafında.

Son not: Darmadağın bir yazı oldu kusuruma bakmayın. Çok doluyum bu konuda :p
 

Türkçesever

Profesör
Katılım
12 Eyl 2016
Mesajlar
1,579
Puanları
113
Konum
Türkiye
Aslında IBM tarafından da destekleniyordu başlangıç aşamasında IBM "Ulan OS2/Warp a ayıp olur" diyerek kendi sürümüne odaklanmış gibi yaptı. Yıllarca AIX geliştirdi, hatta pine'ı felan ben AIX üzerinden kullanmayı öğrenmiştim üniversitede. O zamanlar www emekleme aşamasındaydı. Gopher felan yeni nesil bilmez. Mosaic vardı html browser gibi bir şeydi. Netscape ve IE sürümleri 2 deydi. Netscape Communicator ile daha web siteleri gezer, IE'nin yüzüne bakmazdık. Netscape composer ile "Aaa mail buradan da gönderilebiliyormuş lan ne salakça" derdik pine ile mail gönderdiğimiz için.

Nereden nereye. Konudan sapmayalım. AIX ile giderken IBM el altından Redhat'i fonladı, destekledi. Redhat en son 7.3 kurmuşluğum vardı sonra BSD tarafına eğilmiştim ben çünkü server tarafında bana UI lazım değildi. pico sağolsun config dosyaları ile güzelce oynardık, sendmail, dhcpd, ftpd, squid vs.

Fedora markası gelince ben zaten Windows Server 2008 alanlarındaydım. Fedora iyi bir girişim oldu. Bir çok kişiye linux'u daha çok sevdirdi.

Ubuntu ile zaten çok başka oldu her şey. Tabi burada SuSe ve Debian'ı unutmamak lazım.

Her şey bi tarafa Slackware benim ilk göz ağrımdır. Linux ile ilk tanışmamdır. Ve kernel compile ettiğim p133 / 32 mb ram'li cihazın sabaha kadar can çekişmesidir slackware. Driver tanıtmak o kadar zordu ki.

Açık kaynak tarafına gelince; TR de maalesef bu işler çok çok çok zor.

Sebepleri o kadar çok ki.

Microsoft TR müthiş domine ediyor her yeri. Kullanım kolaylığından dolayı çoğu sistem yöneticisi de "Ay ne kolaymış" diyerek MCSE sertifikasını alıp "Ben system adminim ülen" diyor.

Enterprise level'da büyük firmalar linux kullanıyor ama ciddi anlamda destek alamıyorlar. Çünkü irili ufaklı firmalar para kazanmak için birbirlerini kötülemeye devam ediyorlar.

Ayrıca sunucu çalıştırmak yerine Cloud hizmeti almak çok daha uygun hale geldi. Sunucunun bakımı, elektrik parası, sistem odası kurmak FM-200 yangın söndürme sistemi, yangın algılama, iklimlendirme vs derken ohoooo işletme maliyetleri.

Google Cloud, AWS, Microsoft Azure felan derken bir çok firma cloud'da alıyor hizmetlerini. Açık kaynak tarafı ise ağırlıklı olarak üniversite, enstitü ve araştırma merkezleri tarafından kullanılıyor. Yüksek sayıda paralel computing yapan ve çok node'lu sistemler ile big data analizi üzerine çalışılıyor. Hoş son zamanlarda bu da cloud'a gitmeye başladı. Çünkü 2-3 dakikada istediğiniz VPS'i kurabiliyor, istediğiniz kadar node atayabiliyor, paralel çalıştırıp sonra hepsini kapatabiliyorsunuz. Sistem size fatura ediliyor. Kullandığın kadar öde misali.

Benim gençlere önerim, meraklılarsa eğer, basit distrolar ile başlasınlar, eski bilgisayarlarını, notebooklarını atmasınlar. Distrowatch'dan bakıyorum nefis ve lite linux sürümler var. Hatta bir arkadaşıma linux lite kurdum. Bilgisayarı Casper'ın en dandik işlemciye , hdd ve ram e sahip ve windows 8.1'i ağlayarak açılan (açılışı 5-6 dakika sürüyordu ve işkenceydi kullanmak) notebook a kurdum. O kadar mutlu ki. Sayende bilgisayar kullanabiliyorum dedi.

Dediğim gibi gençler kurcalayın, bozun, değişik şeyler yapın. Farkındalığınız artar. Ama açık kaynak olsun, microsoft tarafı olsun cloud tarafı olsun sertifika almadan hayaller kurmayın. Hedefinizi doğru koyun.

Gelecek cloud tarafında, saas tarafında.

Son not: Darmadağın bir yazı oldu kusuruma bakmayın. Çok doluyum bu konuda :p
Yazınız için teşekkür ederim. Açık kaynak tarafını desteklemeyi pek doğru bulmuyorum. Fedora bence güzel bir GNU/Linux dağıtımı. Sanırım SaaSS konusunda bazı endişeler var.
 

astegon

Profesör
Katılım
31 Ocak 2011
Mesajlar
2,287
Puanları
113
Yazınız için teşekkür ederim. Açık kaynak tarafını desteklemeyi pek doğru bulmuyorum. Fedora bence güzel bir GNU/Linux dağıtımı. Sanırım SaaSS konusunda bazı endişeler var.
E nasıl oluyor da GNU kullanıcısı oluyorsunuz o zaman. Ben yine destek olmak gerektiğine inanıyorum.

Neden mi?

Başımdan geçen bir olay anlatayım; sendmail'in yen sürümü çıkmıştı sanırım. Bir süredir güncellemiyordum sunucuda. dedim "Ya çalışıyor işte". Linux mail listesinde "aman 6.1'i güncelleyin açık çıktı" diye mailler dönünce güncelleme yaptım. 7.3'e sanırım.

Daha 1 saat olmadan 7.3.1'e güncelleme çıktı. Açık kaynak sağlolsun community tarafından "Hoop burda bir şeyler var" enip sendmail'in bir minör versiyonu gelmişti. Ama benim mail server sapıtmıştı bile. Servisi kapattım, ohoooo saat 14 felan. Telefonum susmuyor. "Mail gelmiyor, gitmiyor" laf yiyorum.

15 dk sonra her şey yoluna girdi.

Altını çizmek lazım FREE demek BELEŞ demek değil. LIBERTY yani ÖZGÜRLÜK demek.

:)
 

Türkçesever

Profesör
Katılım
12 Eyl 2016
Mesajlar
1,579
Puanları
113
Konum
Türkiye
E nasıl oluyor da GNU kullanıcısı oluyorsunuz o zaman. Ben yine destek olmak gerektiğine inanıyorum.

Neden mi?

Başımdan geçen bir olay anlatayım; sendmail'in yen sürümü çıkmıştı sanırım. Bir süredir güncellemiyordum sunucuda. dedim "Ya çalışıyor işte". Linux mail listesinde "aman 6.1'i güncelleyin açık çıktı" diye mailler dönünce güncelleme yaptım. 7.3'e sanırım.

Daha 1 saat olmadan 7.3.1'e güncelleme çıktı. Açık kaynak sağlolsun community tarafından "Hoop burda bir şeyler var" enip sendmail'in bir minör versiyonu gelmişti. Ama benim mail server sapıtmıştı bile. Servisi kapattım, ohoooo saat 14 felan. Telefonum susmuyor. "Mail gelmiyor, gitmiyor" laf yiyorum.

15 dk sonra her şey yoluna girdi.

Altını çizmek lazım FREE demek BELEŞ demek değil. LIBERTY yani ÖZGÜRLÜK demek.

:)
Bence siz GNU'nun düşüncelerini çoğu kullanıcı gibi anlamamışsınız. :)

Kod:
https://www.gnu.org/philosophy/open-source-misses-the-point.html
Maalesef GNU'nun düşüncelerini çoğu kullanıcı yanlış benimsiyor.
 

astegon

Profesör
Katılım
31 Ocak 2011
Mesajlar
2,287
Puanları
113
Bence siz GNU'nun düşüncelerini çoğu kullanıcı gibi anlamamışsınız. :)

Kod:
https://www.gnu.org/philosophy/open-source-misses-the-point.html
Maalesef GNU'nun düşüncelerini çoğu kullanıcı yanlış benimsiyor.
ahaha ben mi yanlış anlamışım?

Şaka yapıyorsunuz sanırım.

Geneli free deyince ücretsiz sanıyor.

neyse daha fazla kelam etmeye gerek yok. 95'ten beridir bu işlerin içindeyim. Son 5-6 senedir artık hobi boyutuna indirgedim.
 

Türkçesever

Profesör
Katılım
12 Eyl 2016
Mesajlar
1,579
Puanları
113
Konum
Türkiye
ahaha ben mi yanlış anlamışım?

Şaka yapıyorsunuz sanırım.

Geneli free deyince ücretsiz sanıyor.

neyse daha fazla kelam etmeye gerek yok. 95'ten beridir bu işlerin içindeyim. Son 5-6 senedir artık hobi boyutuna indirgedim.
Ben gördüğümü söylemek istemiştim. GNU, açık kaynak tarafını sizden biraz farklı görüyor. İngilizcedeki anlam karmaşasını da "libre" sözcüğü ile çözmeye çalışıyor.
 

astegon

Profesör
Katılım
31 Ocak 2011
Mesajlar
2,287
Puanları
113
Ben gördüğümü söylemek istemiştim. GNU, açık kaynak tarafını sizden biraz farklı görüyor. İngilizcedeki anlam karmaşasını da "libre" sözcüğü ile çözmeye çalışıyor.
İngilizceniz vardır diye kabul ediyorum.

Libre değil liberty.

O da özgürlük demek.
gnu.org sayfasında var zaten.

Free software is a matter of liberty, not price.
 
Üst
stat counter