Türkiye’ye Özel Oyun PC’si Geliyor

Uncategorized Yorum yok »

Bugün görüştüğüm popüler bir bilgisayar markasının yöneticisinden güzel haberler aldım.

Bu marka, ülkemize özel son derece güçlü bir oyun bilgisayarı sunacağını açıkladı.

Şimdilik sır gibi saklanan bu bilgisayarın ismini de paylaştılar.

Zamanı geldiğinde, bu markayı ve oyun canavarı masaüstü bilgisayarı, web sitemiz üzerinden okurlarımızla da paylaşacağız.

Vista için kaç GB RAM gerekiyor?

Uncategorized 1 Yorum »

Windows Vista’yı ilk Beta aşamalarından beri kullanıyorum. Final sürüm çıktığından beri de 64 bitlik sürümünü kullanıyorum. Şu anki donanım konfigürasyonum gerçekten de çok iyi sayılır. Intel Quad Core Q9300 işlemcimi 2,5 Ghz’den 3,25 Ghz’e overclock ettim. Sistemin olduğu sabit disk 16 MB ön bellekli 250 GB’lık bir Seagate ürünü.

Gelin görün ki, Firefox (5-10 sekme açık), Internet Explorer (birkaç sekme açık), Adobe Photoshop, CuteFTP, MSN, Google Talk, Word 2007, Vista Aero gibi aklıma gelen uygulamalar açıldığında, böylesi canavar bir sistemden maalesef tahmin ettiğim performansı alamıyordum.

Bunun cevabı ise RAM’lerde yatıyor.

Daha önceden DDR2 bellekler kullanırken 4-6 GB arasında bir hafızaya sahiptim.

Overclock için ana kartımı değiştirdim ve mecburen DDR3 bellek kullanmam gerekti. Elimde ise sadece 2 GB’lık bir DDR 3 kit vardı.

Bugün ofisimize gelen test amaçlı DDR3 bellekleri (Corsair 1333 Mhz DDR3 bellek - 4 GB) Berkin görmeden sistemime yerleştirdim ve muhteşem bir sisteme kavuştum diyebilirim. Adobe Phoroshop, sistem yeni açıldığında bile birkaç saniyede açılıyor. RAM canavarı Firefox, asla sisteme bir yük getirmiyor. Görev çubuğu, 1650*105 ekranda bile 2 satır olmasına ve bu satırların hepsinin dolmasına rağmen yine de oldukça hızlı.

Gelelim başlıktaki sorunun cevabına.

64 bitlik bir Vista kullanıyorsanız, elinizi cebinize atın ve 4 GB’lık bir RAM kitine sahip olmaya çalışın.

Firefox Flash sorunu

Uncategorized 2 Yorum »

Flash ile Firefox’un sorunu epeyce eskiye dayanıyor. Bir türlü çözülememişti. Firefox, sorunun Flash’tan yani Adobe’den kaynaklandığını belirtiyordu ve firmadan çözüm bekliyordu.

Olan kullanıcılara oluyordu. Web sayfalarındaki videoları izlerken ya takılıyordu ya da ses sorunu ile karşılaşabiliyorduk.

Flash 10′un 2. Beta sürümünü yüklediğimde bu sorunların ortadan kalktığını gördüm.

Siz de aynı sorunu yaşıyor olabilirsiniz benim gibi.

http://www.filehippo.com/download_flashplayer_firefox/ adresinden indirin kurun.

Sorun çözülecektir.

WiMax, Sadece Dağlara Taşlara

Uncategorized 2 Yorum »

Türk Telekom, önemli bir proje ile kablosuz hızlı interneti çok büyük bir alana ulaştıracak. Haberin hem iyi hem de kötü tarafı var. işte detaylar.

Türkiye’de internet altyapısını elinde bulunduran Türk Telekom, hem yeni teknolojileri uygulamak hem de hala internetin ulaşmadığı ücra yerler için önemli çalışmalar yürütüyor. Doğu ve güneydoğu gibi coğrafi şartların ulaşımı ve altyapı yatırımları zorladığı yerlerde internet altyapısı, WiMax kullanılarak hazırlanacak.

Bu durum, hem bölgede yaşayan halk için hem de Türk Telekom için çok faydalı bir çalışma. Çok uygun fiyatlarda (şu andaki ADSL ücretlerinden bile çok daha ucuz) hızlı internete kavuşacak olan bölge halkı için, projenin ne anlama geldiğini çok fazla anlatmaya gerek yok.

Türk Telekom için de faydalı olduğunu söylemiştik. Bunu biraz daha açmakta fayda var. Karlılığı az olacak böyle bir çalışmanın altına imza atmak Türk Telekom’un pek de yapmak istemeyeceği bir iş.

Bunun da nedenini öğrendik.

Bu çalışmanın maliyeti, Avrupa Birliği’nin bütçesinden alınan destek ile gerçekleştiriliyor. Yakında bu çalışma hakkında hem resmi kurumlar hem de Türk Telekom, bazı açıklamalarda bulunacaklar.

Ülkemizin faydasına olan bu önemli proje, tabii ki alkışlanması gereken bir iş. Ancak Türk Telekom, elinde bulundurduğu altyapı tekelini kullanırken ve yeni yatırımlar yaparken her zaman çok kazançlı çıkmayı hedeflemek yerine biraz da en son teknolojiyi her kesime en uygun şartlarda ulaştırmayı tercih etmeli.

En çok kazanan bilişim şirketleri içerisinde yıllardır olduğu gibi bu yıl da ilk sırada yer almasında gözümüz yok.

Pardus mu Windows mu?

Uncategorized Yorum yok »

Milli duygularımızı bastırıp, yerli işletim sistemimizi alıcı gözüyle değerlendirdik. Windows mu Pardus mu sorusuna cevap aradık. İşte ilk deneyimler.

Pardus 2008′i uzunca bir süredir bekliyorduk. İşletim sisteminin final sürümü nihayet, geçtiğimiz hafta yayınlandı. Büyük ilgi gören işletim sistemi, internet üzerinden on binlerce kez indirildi. Bu rakam, gelecek ay dağıtılacak olan bilgisayar dergisi CD’leriyle beraber daha da artacak. Daha  "Pardus 2008 için, Windows’u terk etmeye değer mi?" sorusuna cevap aradık ve deneyimlerimizi, okurlarımızla paylaşmaya karar verdik.

http://shiftdelete.net/site/200807034697/Pardus-2008-Bu-Sefer-Olmus-mu.html adresinden yazıya ulaşabilirsiniz.

Pardus 2008 Deneyimleri

Uncategorized 16 Yorum »

Pardus 2008 çıktı ve sadece ShiftDelete.Net üzerinden 10 binden fazla indirilme sayısına sahip. Davaya milli duygularla bakmak yerine gerçekleri yazacağız.

Pardus 2008′in çıkmasını bekledik ve her gelişmeyi de haber olarak okurlarımıza aktardık. Bir tarafta fahiş fiyatlarla satılan, kodları kapalı olan, performanslı ve pahalı donanımlar isteyen işletim sistemleri diğer tarafta açık kaynak kodlu ve ücretsiz, hemen hemen her donanımda rahatlıkla çalışabilen, ulusal işletim sistemimizin de içinde olduğu Linux dünyası. Bilgisayar kullanıcıları, bu  sorunun cevabını gerçekten merak ediyor; "Pardus, tüm ihtiyaçları karşılar mı?" Biz de bu soruya cevap vermek için günlük işlerimizi Pardus 2008′i kullanarak gerçekleştirmeye karar verdik. Kurulumundan kullanımına kadar tüm deneyimlerimizi bu blog üzerinde paylaşacağım.

Not: Bu yazı, Pardus 2008 yüklü bir bilgisayar üzerinde yazıldı ve yayına açıldı.

Türkiye’de Güzel Şeyler Oluyor

Uncategorized 3 Yorum »

Her şeye rağmen, Türkiye’de güzel şeyler oluyor. Ülkenin geleceği gençler, bir araya geliyorlar ve dünyanın geleceği olan interneti tartışıyorlar.

Yoğun geçen bir haftadan sonra heyecanla beklediğimiz Cumartesi günü, ShiftDelete.Net editörleri için önemli bir gündür. Aylık yayınlanan bir dergide editör olmak ile ShiftDelete.Net editörü olmak arasında önemli farklar olduğunu söylemem lazım.

İnterneti, işten ziyade günlük hayatın bir parçası haline getiren arkadaşlarımla paylaştığımız ofiste, lavaboda bile internete bağlı bir dizüstü bilgisayarın her zaman açık olarak beklediğini söylesem, ne demek istediğimi en açık şekilde ifade etmiş olurum sanırım.

Her sabah yeni bir beyaz sayfa açılan internet sitemizde Cumartesi günleri bu nedenle önemlidir ve keyiflidir. Hafta içi hem ülkemizdeki hem de yurt dışındaki firmalarla yapılan yoğun görüşmeler ve Türkiye’ye ilk kez gelen teknolojik ürün trafiği Cumartesi günü pek olmaz ve editörlerimiz tabiri caiz ise biraz nefes alırlar.

Böyle günlerden birinde, internete yön veren, ancak takım elbise giymediklerinden veya büyük bir yayın grubunun mensubu olmadıklarından dolayı sesleri gür çıkmayan kişilerin mükemmel bir organizasyonuna katıldım.

Webrazzi.com ve TechCrunch’ın düzenlediği, Nokta İnternet Teknolojileri’nin ana sponsorluğunda Connrad Otel’de gerçekleşen organizasyon, hem internet sitesi sahiplerini hem de internet şirketlerini bir araya getirdi.

Katılan yayıncıların, daha çok kişisel girişimler sonucu genç arkadaşlarımız tarafından oluşturulan ve yönetilen, amatör olarak işletilen web siteleri olması, bu organizasyonun benim gözümdeki değerini, kat kat arttırdı.

Geleceğimiz internette. Buna karşı çıkan olduğunu sanmıyorum. Hatta buna “yakın gelecek” demek daha yerinde olacaktır. Buraya katılan arkadaşlarımızın birçoğu, kısa zamanda büyük internet projelerinde yer alarak şirketlerde çalışacaklar.

Kalanlar ise bu işi yine amatör bir şekilde devam ettirerek, yenilikler üretmeye devam edecekler. Bu yönelimin ne şekilde gerçekleşeceğinin, düşünülen projenin niteliğiyle beraber, biraz insan ilişkilerine biraz da şansa bağlı olduğunu söylemeliyim.

Organizasyonda, internetin önemli sorunları ortaya konuldu. Benim yetiştiğim bölüm, internette reklam konusu oldu. Google Türkiye Genel Müdürü Bülent Hiçsönmez’in de konuşmacılar arasında yer alması, şüphesiz ki organizasyonun ne şekilde başarılı olduğunun da önemli bir kanıtı.

Türkiye’de internet reklamcılığı denildiği zaman akla Google geliyor. Google Adwords, bu pastada en büyük payı alıyor. Zaten organizasyona katılan arkadaşların en önemli geçim kaynaklarından biri de Google Adsense.

Konuşmacılardan biri de ShiftDelete.Net’in reklam alanlarının pazarlanmasını başarılı bir şekilde gerçekleştiren firma olan ReklamZ’ın ortaklarından ve aynı zamanda yöneticilerinden Okyar Özlüpınar idi ve söyledikleri de oldukça önemliydi.

İnternet sitesi olan kişilerin, varlığının devam etmesi için bir şekilde giderlerinin karşılanması ve yeni düşünceleri için de para kazanmaları gerekiyor. Bunu yapmak için de web sitelerine reklam almaları gerekiyor. Google Adsense, performansa dayalı bir reklam türü olup, isteyen herkesin başvurabildiği bir adres olmasına rağmen, maalesef gelirler hesaplandığında, her zaman için yeterli olmuyor.

Önemli markaların reklam planlarında doğrudan yer almak için ise Okyar’ın söylediği gibi içeriğin kalitesi ve bu içeriği sunum şekli ön plana çıkıyor. Web sitelerinin çoğu da bu aşamada elekten geçemiyorlar.

Türkiye’de internetin geleceğini, şu anda amatör olarak yayıncılık yapan kişiler belirleyecekler. Bunu söylemek için kahin olmaya gerek yok. Çünkü internetin bir okulu yok. İnternet Gazeteciliği bölümü var ancak onda da üniversiteler, öğrencilere gereken dersleri vermediğinden dolayı bu bölümler, fotokopiyi iyi kullanan ve çeviri yapan stajyerler yetiştirmekten öteye gidemiyor.

Amatör web sitelerinin sahiplerinin çoğu Blogger olduklarından dolayı genelleme yapalım ve bu Blogger arkadaşlarımızı ele alalım. Türkiye’de şu anda internet üzerinde Blogger’lara yaşama imkanı pek bulunmuyor. Dünyada Blogger’ların yazılarına ehemmiyet veriliyor, gündemi belirliyorlar. Bu aşamadan sonra da iyi kazanıyorlar ve yine kendi web sitelerinde içerik üretmeye devam ediyorlar.

Ülkemizde Blogger’lar maalesef prestijli bir konumda değiller. Asi, yazılım ve internet devlerinin karşıtı, internet altyapısını hiçbir zaman beğenmeyen, kanunların yetersiz olduğunu düşünen, güncelleme sıklığı pek düzenli olmayan karakteristik özelliğe sahipler.

Bunlar kötü mü? Tabii ki değil. Ancak sadece bu özelliklerle anılmak, bu sektörde olan arkadaşların etkilerini azaltıyor, önemli bir pozisyonu sıradanlaştırıyor. Bu da reklam almalarının önünde en büyük engel oluyor ve maalesef bu web projelerinin sahipleri ya başka bir internet sitesinde orta kademe işlerde çalışıyor ya da iyi bir KPSS puanı ile memur olarak çalışıyorlar.

Blogger’ların hak ettikleri yere gelmemelerinin önündeki en büyük engellerden biri de zararlı ve kandırmaya yönelik içeriklere sahip olan art niyetli blogger’ların fazla olması. Google, Türkiye nezdinden en önemli yöneticisini bu organizasyona göndererek önemli destek verse de, yine bu arkadaşlarımızın gelişmemesinin de en büyük nedenlerinden biri konumunda.

Firma, maalesef arama motorunun algoritmasının beklenen seviyede çalışmaması nedeniyle, internet kullanıcılarının yaptığı aramalarda, zararlı ve kandırmacaya yönelik blogger’ların web sitelerini üst sıralarda çıkararak, işini ahlaklı ve iyi şekilde yapmak isteyen kişileri de daha işlerinin ne olduklarını anlatmaya fırsat vermeden kara listeye alınmalarına neden oluyor.

Şu anda blogger’lar ve amatör web sitesi sahipleri, olması gereken yerde değiller. Ancak durum o kadar da kötü değil. Yıl 2008. Bu sorun masaya yatırıldı ve önemli katılımcılarla tartışıldı. Gelecek yıl, bu konu çok daha farklı açılardan ele alınacak ve bazı önemli konularda ciddi yol alındığını göreceğiz.

Vakit darlığı nedeniyle katılımcı arkadaşlarla pek görüşme şansım olmadı ve erkenden dönmek zorunda kaldım. Ancak buradan hepsini tebrik ettiğimi, organizasyona destek veren tüm kuruluşlara da şükranlarımı sunduğumu belirtmek isterim.

Webware

Uncategorized 3 Yorum »

Bu kelimeye şimdiden alışsak fena olmaz. Önceden birileri bilgisayar dediği zaman akla iki önemli bileşen gelirdi.

Bunlardan ilki donanım, yani hardware. Donanımı kullanmanız için ise ikinci bileşen olan yazılıma yani software ihtiyacınız var.

Bu bileşenlere şimdi bir yenisi daha ekleyin. Bunun adı ise; webware.

İşin biraz daha yazılım kısmına giriyor gibi görünse de aslında tam olarak software kelimesi, bu hizmetin tam karşılığını vermiyor.

Kurulum yok, her yerden ulaşılabiliyor ve özelleştirilebiliyor.

Kavramı daha iyi algılamak için en iyisi örneklere geçsek fena olmaz.

http://www.webware100.com/ adresinde, en iyi 100 webware bulunuyor.

Bunlar arasında; web üzerinden müzik dinlemenize olanak sağlayan ve kendi listelerinizi oluşturup paylaşabileceğiniz bir web servisi olan Lastfm, web üzerindeki her saniye genişleyen ansiklopedi Wikipedia, resim paylaşım sitesi Flickr, birçok web servisinde tek bir kullanıcı adı parola kullanmak için oluşturulan OpenID, vb.

Bu listeler içerisinde Türklerin dahil olduğu projelerin sayısı çok fazla değil maalesef.

Ancak, hem internet altyapısı hem de gerekli eğitim koşulları sağlanırsa, ülkemizden çıkacak webware ürünlerinin tüm dünyaya hizmet etmesinin, hayal mahsulü olmaktan çıkacağı da muhakkak.

Turkcell ve THY

Uncategorized 2 Yorum »

Bugün aldığım bir e-posta, beni heyecanlandırmaya yetti. Genelde, işimizle ilgili e-postalar haftasonu gelmez ama konu Turkcell olunca, ne zaman ve nasıl çalışacakları konusunu kestirmeniz biraz zor oluyor :)

Gelen e-posta, bi davet metni içriyor ama konunun ne olduğu hakkında bilgi verilmiyordu.

Tahminler yürütmeye başladım ve içimden bir "Acaba!" geçti.

Cep telefonu uçakta serbest olabilir miydi?

Şu ana kadar uçakla yaptığım yolculuklarda yolcular, uçağın piste inmesiyle beraber (uçak durmuyor, hareket etmeye devam ediyor) cep telefonunu açtıklarına, "Aloo, geldim ben" demelerine çok kez şahit oldum. Ya da uçağa binerken kapatmak yerine sessize almak gibi…

Alışkanlıklar, hayati tehlikeler oluştursa da değişmesi zor oluyor.

Turkcell ve THY, belki buna bir çözüm bulumuşlar ve uçakta cep telefonu kullanmak ya da uçakta kablosuz internet gibi servisler sunabilir diye düşündüm.

Dayanamadım, e-postayı gönderen kişiyi Pazar günü olduğunu bile bile aradım.

Maalesef, benimkiler hayal mahsülü olmaktan ileri gidemedi.

Konu ne mi?

Onu da yarın öğleden sonra ShiftDelete.Net anasayfasında Turkcell CEO’su Süreyya Ciliv ile yapacağımız sohbette öğrenirsiniz ;)

Türkiye’den Spam İhraç Ediyoruz

Uncategorized Yorum yok »

Bilgisayarınıza yüklediğiniz bir yazılım, artık sisteminizi göçertmek için çalışmıyor. Hedefler değişti. Yazılım, sisteminizi ele geçiriyor ve reklam amaçlı olarak kullanmak için hem sisteminizi hem de internet bağlantınızı kullanarak başkalarına ulaşmak için çalışıyor. Türkiye’nin en büyük internet servis sağlayıcısı olan TTNet’in verileri ise bu durum ne derece büyüdüğünü gözler önüne seriyor. Rakamlar dehşet verici. Bir gün içerisinde, Türkiye’den dünyaya çıkış yapan spam (istenmeyen e-posta) sayısı 2,5 milyar civarında. Bu gönderimin yapılan bilgisayar

Hacker’lar Meşhur Olmak İstemiyor

İlk hacker’ların asosyal oldukları, geçmişlerinde toplum tarafından dışlandıkları için bu tür zararlı virüsleri üreterek tüm dünyadaki sistemlere zarar verip, intikam alacaklarını düşünüp, gazetelerde boy boy fotoğraflarının yayınlanmasını istiyorlardı.

Günümüzde bu durum tamamen değişti. Hacker’lar, ünlü olmak için değil zengin olmak için çalışıyorlar. Bunun için kendi ağlarını kurarak uluslar arası çalışıyorlar. Yapılan operasyonların değerleri ise milyarlarca doları buluyor.

Tehditler Artık Web Üzerinden

Çok değil, bundan 5 yıl önce bilgisayar kullanıcılarına “Virüsler nereden gelebilir?” diye sorsanız, alacağınız cevaplar; disket ve CD olurdu. Geniş bantlı internetin desteği ile bilgisayar virüsleri, artık internetten geliyor. Hem daha hızlı ulaşıyor hem de daha fazla kişiye erişebiliyor.

Saldırılar Planlı

Yapılacak saldırılar, zararlı dosya bilgisayara bulaşır bulaşmaz başlamıyor. Öncelikle, hastalıklı bilgisayar sayısının, düşünülen operasyon için yeterli sayıya gelmesi bekleniyor. Bu rakama ulaştığında, binlerce bilgisayar, saldırı için kullanılıyor. Farklı ülkelerden, farklı kullanıcılardan gelen binlerce saldırıyı engellemek ise çok kolay olmuyor. Bu sayede, birçok internet servisi, kendi sunucusunda açık olmasa bile devre dışı bırakılabiliyor.

Hedefte Şirketler Var

Hacker’lar, kişisel bilgisayarlardan çok fazla şey beklemiyorlar. Kısa zamanda daha çok para eden veriler için bir kullanıcının kredi kartı bilgisini beklemek yerine, şirketlere saldırmak çok daha cazip geliyor. Örnek olarak; bir alışveriş sitesine saldırıp tüm üyelerin kredi kartı bilgilerini çalmak veya şirket için hayati derecede öneme sahip olan verileri çalmak gibi. Bazı şirketleri hedef alan saldırılar ise sektördeki diğer firmaların azmettirmesi ile gerçekleştiği de biliniyor.

12 Yılda 15 Kat Arttı

1995 yılından bu yana kötü niyetli yazılım sayısı tam 15 kat arttı. Aynı yıllarda yaklaşık 800 farklı virüs çeşidi varken günümüzde bu rakam 5 milyondan fazla. Bilginin hızlı şekilde paylaşılabiliyor olması, bu hızı art niyetli kullanmak isteyen kişilere de hizmet ettiğinden dolayı güvelnlik şirketlerinin çok daha sıkı çalışması ve dakikaların bile ne derece önemli olduğunu da ortaya koyuyor.

KOBİ’lerde Durum

Türkiye’de resmi KOBİ sayısı 2 milyonun üzerinde. Güvenlik yazılımı üreten şirketler, bu işletmelere çözüm sunduklarında bu konular hakkında çok bilgi sahibi olmadıkları bir yana, vahim sayılabilecek çözümleri tercih ettiklerini belirtiyorlar. Bunların en önemli nedeni olarak, tam çözüm sunan güvenlik yazılımlarını tanımamak, tercih edilen yazılımların yönetimlerinin ve güncellenmesinin de zor olması gösteriliyor. Güvenlik yazılım şirketleri, bunların önüne geçilebilmek için yönetilmeye ihtiyaç duyulmayan tam çözüm paketleri üzerinde çalışmalarını sürdürüyorlar.

Bu konudaki tespitlerimizi, okurlarımızla paylaşmaya devam edeceğim.

Theme by N.Design Studio
RSS Yorumlar için RSS Giriş