Türkiye, Dell’enecek mi?

Uncategorized 1 Yorum »

Dell Türkiye, yeni icraatlarını ve yapılanmalarını yaptığı bir basın toplantısı ile açıkladı. Tüm dünyada en çok bilgisayar satan bu marka, Türkiye için çok önemli.

Bir teknoloji marketine gittiğinizde, vitrinlerde görebileceğiniz bilgisayar markaları arasında Dell markalı ürünlere rastlamak biraz zor gibi görünüyor. Oysa Dell, hem dizüstü, hem masaüstü hem de sunucu tarafında dünyada en çok tercih edilen markalardan biri. Çok yakında, Asus’un başlattığı mini PC konseptine dair yeni ürünlerini de görebileceğiz. Satış rakamları çok yüksek olmasa da, ülkemizdeki bilgisayar kullanıcıları Dell markasını yakından tanıyor. Bunu, yaklaşık 800 kişinin katıldığı anketten görebilirsiniz. Casper, HP ve Toshiba’dan sonra yüzde 8.43′lük oranla en çok bilinen bilgisayar markası Dell.

Bu kadar bilinen ve hem konfigürasyonu hem de fiyatı ile iddialı olan markanın ülkemizde bulunmaması ya da çok az sayıda model ve ürün sayısı ile yer almasının nedeni, Dell’in Türkiye ofisindeki yapılanmadan kaynaklanıyor.

Bir süredir yeniden yapılandırmasını devam ettiren ofis, bünyesine yeni ekip arkadaşları katarak yapılanmayı sonbaharda bitirmek ve sonrasında da gümbür gümbür gelmek istiyor.

Bunun ilk işareti, Türkiye’de kurulan özelleştirilmiş teknik destek hizmeti.
Tüm dünyada Dell ProSupport olarak bilinen bu hizmet sayesinde, bir telefondan sonra 4 saat içerisinde teknik yardım alabiliyorsunuz. Firmanın etkin teknik destek için ülkemizde yaptığı yatırımın maliyeti 3 milyon dolar civarında. Bu rakamın büyük kısmını yedek parçalar oluştuğunu, etkin desteğin de daha çok kurumsal kullanıcıları ilgilendirdiğini hatırlatalım.

Bu yatırım, Türkiye’de olmayan ürünler için de yeşil ışık yakıldığı anlamına geliyor. Bu ürünler arasında, Dell’in XPS gibi güçlü oyun bilgisayarları ve dizüstü modelleri bulunuyor.

Toplantıda basın mensuplarının sorduğu en ilginç sorulardan biri de Dell’in geçtiğimiz haftalarda duyurduğu minik dizüstü bilgisayarının ülkemize ne zaman ve hangi fiyattan geleceği oldu. Cevap, okurlarımızı sevindirebilir. 2008′in son çeyreğinde ve Asus Eee PC’nin fiyatlarıyla rekabet edebilecek bir rakamla satılacak.

Okurlarımıza duyurabileceğimiz bir diğer güzel haber de, garanti ile ilgili. Diyelim ki siz yurtdışından bir dizüstü bilgisayar satın aldınız. Bu ürün Türkiye’ye getirdiniz ve garanti kapsamında bir arıza ile karşılaştınız. Dell’in ülkemizde yenilediği teknik desteği, yurtdışından alınan ürünlerin garantisi için de çalışıyor olacak.

Dell Türkiye ile ilgili gelişmeleri, okurlarımızla paylaşmaya devam edeceğiz.

Bir Anda Kapanan Bilgisayar

Uncategorized Yorum yok »

Şu dakikalarda forum altyapısını değiştirmek için ofiste sabahlıyoruz.

Bilgisayar bir anda gitti. Mavi ekranı bile görmeden hem de.

Kasayı açtım, bağlantıları kontrol ettim sorun yok.

Yeniden başlattım, Windows logosunu görmeden yine gitti.

Bir süre bekleyip nerede kapandığını görmek için yeniden başlattım.

Tesadüfen işlemci fanının dönmediğini gördüm :)

Meğerse, fana güç veren kablo, kasanın iç dizaynında düzensiz kablolalama  yapısı nedeni ile bir anda pervaneye sıkışmış.

Deli gibi ısınan işlemci de yanmasın diye sistemi resetliyor.

Siz siz olun, kasanızı toparladıktan sonra kabloları en iyi şekilde bir araya getirin ve  kablo kelepçelerini kullanın.

Bu siteye dikkat

Uncategorized 1 Yorum »

www.dealextreme.com

Çin’de bulunan bir şirketin web sitesi.

Bildiğiniz alışveriş sitelerinden.

Ama yine de tek bir farkı var; kargo parası almıyor. Hem de Çin’den Türkiye’ye.

Peki verdiğiniz siparişler, ne zaman ulaşıyor? Hemen cevabını vereyim :) çünkü bugün geldi siparişlerim.

Sipariş anından tam 16 gün sonra elimde.

Bu, gerçekten müthiş bir hizmet.

Türkiye’ye Özel Oyun PC’si Geliyor

Uncategorized Yorum yok »

Bugün görüştüğüm popüler bir bilgisayar markasının yöneticisinden güzel haberler aldım.

Bu marka, ülkemize özel son derece güçlü bir oyun bilgisayarı sunacağını açıkladı.

Şimdilik sır gibi saklanan bu bilgisayarın ismini de paylaştılar.

Zamanı geldiğinde, bu markayı ve oyun canavarı masaüstü bilgisayarı, web sitemiz üzerinden okurlarımızla da paylaşacağız.

Vista için kaç GB RAM gerekiyor?

Uncategorized Yorum yok »

Windows Vista’yı ilk Beta aşamalarından beri kullanıyorum. Final sürüm çıktığından beri de 64 bitlik sürümünü kullanıyorum. Şu anki donanım konfigürasyonum gerçekten de çok iyi sayılır. Intel Quad Core Q9300 işlemcimi 2,5 Ghz’den 3,25 Ghz’e overclock ettim. Sistemin olduğu sabit disk 16 MB ön bellekli 250 GB’lık bir Seagate ürünü.

Gelin görün ki, Firefox (5-10 sekme açık), Internet Explorer (birkaç sekme açık), Adobe Photoshop, CuteFTP, MSN, Google Talk, Word 2007, Vista Aero gibi aklıma gelen uygulamalar açıldığında, böylesi canavar bir sistemden maalesef tahmin ettiğim performansı alamıyordum.

Bunun cevabı ise RAM’lerde yatıyor.

Daha önceden DDR2 bellekler kullanırken 4-6 GB arasında bir hafızaya sahiptim.

Overclock için ana kartımı değiştirdim ve mecburen DDR3 bellek kullanmam gerekti. Elimde ise sadece 2 GB’lık bir DDR 3 kit vardı.

Bugün ofisimize gelen test amaçlı DDR3 bellekleri (Corsair 1333 Mhz DDR3 bellek - 4 GB) Berkin görmeden sistemime yerleştirdim ve muhteşem bir sisteme kavuştum diyebilirim. Adobe Phoroshop, sistem yeni açıldığında bile birkaç saniyede açılıyor. RAM canavarı Firefox, asla sisteme bir yük getirmiyor. Görev çubuğu, 1650*105 ekranda bile 2 satır olmasına ve bu satırların hepsinin dolmasına rağmen yine de oldukça hızlı.

Gelelim başlıktaki sorunun cevabına.

64 bitlik bir Vista kullanıyorsanız, elinizi cebinize atın ve 4 GB’lık bir RAM kitine sahip olmaya çalışın.

Firefox Flash sorunu

Uncategorized 1 Yorum »

Flash ile Firefox’un sorunu epeyce eskiye dayanıyor. Bir türlü çözülememişti. Firefox, sorunun Flash’tan yani Adobe’den kaynaklandığını belirtiyordu ve firmadan çözüm bekliyordu.

Olan kullanıcılara oluyordu. Web sayfalarındaki videoları izlerken ya takılıyordu ya da ses sorunu ile karşılaşabiliyorduk.

Flash 10′un 2. Beta sürümünü yüklediğimde bu sorunların ortadan kalktığını gördüm.

Siz de aynı sorunu yaşıyor olabilirsiniz benim gibi.

http://www.filehippo.com/download_flashplayer_firefox/ adresinden indirin kurun.

Sorun çözülecektir.

WiMax, Sadece Dağlara Taşlara

Uncategorized Yorum yok »

Türk Telekom, önemli bir proje ile kablosuz hızlı interneti çok büyük bir alana ulaştıracak. Haberin hem iyi hem de kötü tarafı var. işte detaylar.

Türkiye’de internet altyapısını elinde bulunduran Türk Telekom, hem yeni teknolojileri uygulamak hem de hala internetin ulaşmadığı ücra yerler için önemli çalışmalar yürütüyor. Doğu ve güneydoğu gibi coğrafi şartların ulaşımı ve altyapı yatırımları zorladığı yerlerde internet altyapısı, WiMax kullanılarak hazırlanacak.

Bu durum, hem bölgede yaşayan halk için hem de Türk Telekom için çok faydalı bir çalışma. Çok uygun fiyatlarda (şu andaki ADSL ücretlerinden bile çok daha ucuz) hızlı internete kavuşacak olan bölge halkı için, projenin ne anlama geldiğini çok fazla anlatmaya gerek yok.

Türk Telekom için de faydalı olduğunu söylemiştik. Bunu biraz daha açmakta fayda var. Karlılığı az olacak böyle bir çalışmanın altına imza atmak Türk Telekom’un pek de yapmak istemeyeceği bir iş.

Bunun da nedenini öğrendik.

Bu çalışmanın maliyeti, Avrupa Birliği’nin bütçesinden alınan destek ile gerçekleştiriliyor. Yakında bu çalışma hakkında hem resmi kurumlar hem de Türk Telekom, bazı açıklamalarda bulunacaklar.

Ülkemizin faydasına olan bu önemli proje, tabii ki alkışlanması gereken bir iş. Ancak Türk Telekom, elinde bulundurduğu altyapı tekelini kullanırken ve yeni yatırımlar yaparken her zaman çok kazançlı çıkmayı hedeflemek yerine biraz da en son teknolojiyi her kesime en uygun şartlarda ulaştırmayı tercih etmeli.

En çok kazanan bilişim şirketleri içerisinde yıllardır olduğu gibi bu yıl da ilk sırada yer almasında gözümüz yok.

Pardus mu Windows mu?

Uncategorized Yorum yok »

Milli duygularımızı bastırıp, yerli işletim sistemimizi alıcı gözüyle değerlendirdik. Windows mu Pardus mu sorusuna cevap aradık. İşte ilk deneyimler.

Pardus 2008′i uzunca bir süredir bekliyorduk. İşletim sisteminin final sürümü nihayet, geçtiğimiz hafta yayınlandı. Büyük ilgi gören işletim sistemi, internet üzerinden on binlerce kez indirildi. Bu rakam, gelecek ay dağıtılacak olan bilgisayar dergisi CD’leriyle beraber daha da artacak. Daha  "Pardus 2008 için, Windows’u terk etmeye değer mi?" sorusuna cevap aradık ve deneyimlerimizi, okurlarımızla paylaşmaya karar verdik.

http://shiftdelete.net/site/200807034697/Pardus-2008-Bu-Sefer-Olmus-mu.html adresinden yazıya ulaşabilirsiniz.

Pardus 2008 Deneyimleri

Uncategorized 1 Yorum »

Pardus 2008 çıktı ve sadece ShiftDelete.Net üzerinden 10 binden fazla indirilme sayısına sahip. Davaya milli duygularla bakmak yerine gerçekleri yazacağız.

Pardus 2008′in çıkmasını bekledik ve her gelişmeyi de haber olarak okurlarımıza aktardık. Bir tarafta fahiş fiyatlarla satılan, kodları kapalı olan, performanslı ve pahalı donanımlar isteyen işletim sistemleri diğer tarafta açık kaynak kodlu ve ücretsiz, hemen hemen her donanımda rahatlıkla çalışabilen, ulusal işletim sistemimizin de içinde olduğu Linux dünyası. Bilgisayar kullanıcıları, bu  sorunun cevabını gerçekten merak ediyor; "Pardus, tüm ihtiyaçları karşılar mı?" Biz de bu soruya cevap vermek için günlük işlerimizi Pardus 2008′i kullanarak gerçekleştirmeye karar verdik. Kurulumundan kullanımına kadar tüm deneyimlerimizi bu blog üzerinde paylaşacağım.

Not: Bu yazı, Pardus 2008 yüklü bir bilgisayar üzerinde yazıldı ve yayına açıldı.

Türkiye’de Güzel Şeyler Oluyor

Uncategorized Yorum yok »

Her şeye rağmen, Türkiye’de güzel şeyler oluyor. Ülkenin geleceği gençler, bir araya geliyorlar ve dünyanın geleceği olan interneti tartışıyorlar.

Yoğun geçen bir haftadan sonra heyecanla beklediğimiz Cumartesi günü, ShiftDelete.Net editörleri için önemli bir gündür. Aylık yayınlanan bir dergide editör olmak ile ShiftDelete.Net editörü olmak arasında önemli farklar olduğunu söylemem lazım.

İnterneti, işten ziyade günlük hayatın bir parçası haline getiren arkadaşlarımla paylaştığımız ofiste, lavaboda bile internete bağlı bir dizüstü bilgisayarın her zaman açık olarak beklediğini söylesem, ne demek istediğimi en açık şekilde ifade etmiş olurum sanırım.

Her sabah yeni bir beyaz sayfa açılan internet sitemizde Cumartesi günleri bu nedenle önemlidir ve keyiflidir. Hafta içi hem ülkemizdeki hem de yurt dışındaki firmalarla yapılan yoğun görüşmeler ve Türkiye’ye ilk kez gelen teknolojik ürün trafiği Cumartesi günü pek olmaz ve editörlerimiz tabiri caiz ise biraz nefes alırlar.

Böyle günlerden birinde, internete yön veren, ancak takım elbise giymediklerinden veya büyük bir yayın grubunun mensubu olmadıklarından dolayı sesleri gür çıkmayan kişilerin mükemmel bir organizasyonuna katıldım.

Webrazzi.com ve TechCrunch’ın düzenlediği, Nokta İnternet Teknolojileri’nin ana sponsorluğunda Connrad Otel’de gerçekleşen organizasyon, hem internet sitesi sahiplerini hem de internet şirketlerini bir araya getirdi.

Katılan yayıncıların, daha çok kişisel girişimler sonucu genç arkadaşlarımız tarafından oluşturulan ve yönetilen, amatör olarak işletilen web siteleri olması, bu organizasyonun benim gözümdeki değerini, kat kat arttırdı.

Geleceğimiz internette. Buna karşı çıkan olduğunu sanmıyorum. Hatta buna “yakın gelecek” demek daha yerinde olacaktır. Buraya katılan arkadaşlarımızın birçoğu, kısa zamanda büyük internet projelerinde yer alarak şirketlerde çalışacaklar.

Kalanlar ise bu işi yine amatör bir şekilde devam ettirerek, yenilikler üretmeye devam edecekler. Bu yönelimin ne şekilde gerçekleşeceğinin, düşünülen projenin niteliğiyle beraber, biraz insan ilişkilerine biraz da şansa bağlı olduğunu söylemeliyim.

Organizasyonda, internetin önemli sorunları ortaya konuldu. Benim yetiştiğim bölüm, internette reklam konusu oldu. Google Türkiye Genel Müdürü Bülent Hiçsönmez’in de konuşmacılar arasında yer alması, şüphesiz ki organizasyonun ne şekilde başarılı olduğunun da önemli bir kanıtı.

Türkiye’de internet reklamcılığı denildiği zaman akla Google geliyor. Google Adwords, bu pastada en büyük payı alıyor. Zaten organizasyona katılan arkadaşların en önemli geçim kaynaklarından biri de Google Adsense.

Konuşmacılardan biri de ShiftDelete.Net’in reklam alanlarının pazarlanmasını başarılı bir şekilde gerçekleştiren firma olan ReklamZ’ın ortaklarından ve aynı zamanda yöneticilerinden Okyar Özlüpınar idi ve söyledikleri de oldukça önemliydi.

İnternet sitesi olan kişilerin, varlığının devam etmesi için bir şekilde giderlerinin karşılanması ve yeni düşünceleri için de para kazanmaları gerekiyor. Bunu yapmak için de web sitelerine reklam almaları gerekiyor. Google Adsense, performansa dayalı bir reklam türü olup, isteyen herkesin başvurabildiği bir adres olmasına rağmen, maalesef gelirler hesaplandığında, her zaman için yeterli olmuyor.

Önemli markaların reklam planlarında doğrudan yer almak için ise Okyar’ın söylediği gibi içeriğin kalitesi ve bu içeriği sunum şekli ön plana çıkıyor. Web sitelerinin çoğu da bu aşamada elekten geçemiyorlar.

Türkiye’de internetin geleceğini, şu anda amatör olarak yayıncılık yapan kişiler belirleyecekler. Bunu söylemek için kahin olmaya gerek yok. Çünkü internetin bir okulu yok. İnternet Gazeteciliği bölümü var ancak onda da üniversiteler, öğrencilere gereken dersleri vermediğinden dolayı bu bölümler, fotokopiyi iyi kullanan ve çeviri yapan stajyerler yetiştirmekten öteye gidemiyor.

Amatör web sitelerinin sahiplerinin çoğu Blogger olduklarından dolayı genelleme yapalım ve bu Blogger arkadaşlarımızı ele alalım. Türkiye’de şu anda internet üzerinde Blogger’lara yaşama imkanı pek bulunmuyor. Dünyada Blogger’ların yazılarına ehemmiyet veriliyor, gündemi belirliyorlar. Bu aşamadan sonra da iyi kazanıyorlar ve yine kendi web sitelerinde içerik üretmeye devam ediyorlar.

Ülkemizde Blogger’lar maalesef prestijli bir konumda değiller. Asi, yazılım ve internet devlerinin karşıtı, internet altyapısını hiçbir zaman beğenmeyen, kanunların yetersiz olduğunu düşünen, güncelleme sıklığı pek düzenli olmayan karakteristik özelliğe sahipler.

Bunlar kötü mü? Tabii ki değil. Ancak sadece bu özelliklerle anılmak, bu sektörde olan arkadaşların etkilerini azaltıyor, önemli bir pozisyonu sıradanlaştırıyor. Bu da reklam almalarının önünde en büyük engel oluyor ve maalesef bu web projelerinin sahipleri ya başka bir internet sitesinde orta kademe işlerde çalışıyor ya da iyi bir KPSS puanı ile memur olarak çalışıyorlar.

Blogger’ların hak ettikleri yere gelmemelerinin önündeki en büyük engellerden biri de zararlı ve kandırmaya yönelik içeriklere sahip olan art niyetli blogger’ların fazla olması. Google, Türkiye nezdinden en önemli yöneticisini bu organizasyona göndererek önemli destek verse de, yine bu arkadaşlarımızın gelişmemesinin de en büyük nedenlerinden biri konumunda.

Firma, maalesef arama motorunun algoritmasının beklenen seviyede çalışmaması nedeniyle, internet kullanıcılarının yaptığı aramalarda, zararlı ve kandırmacaya yönelik blogger’ların web sitelerini üst sıralarda çıkararak, işini ahlaklı ve iyi şekilde yapmak isteyen kişileri de daha işlerinin ne olduklarını anlatmaya fırsat vermeden kara listeye alınmalarına neden oluyor.

Şu anda blogger’lar ve amatör web sitesi sahipleri, olması gereken yerde değiller. Ancak durum o kadar da kötü değil. Yıl 2008. Bu sorun masaya yatırıldı ve önemli katılımcılarla tartışıldı. Gelecek yıl, bu konu çok daha farklı açılardan ele alınacak ve bazı önemli konularda ciddi yol alındığını göreceğiz.

Vakit darlığı nedeniyle katılımcı arkadaşlarla pek görüşme şansım olmadı ve erkenden dönmek zorunda kaldım. Ancak buradan hepsini tebrik ettiğimi, organizasyona destek veren tüm kuruluşlara da şükranlarımı sunduğumu belirtmek isterim.

Theme by N.Design Studio
RSS Yorumlar için RSS Giriş