ShiftDelete.Net’in son durumu hakkında bilgiler

Geçtiğimiz günlerde, Ekşisözlük’te ShiftDelete.Net için yazılan bazı güncel eleştirilere bakarken, gözüm ilk yazılan entry’e gitti. Şöyle yazıyor;

“internet, donanim ve yazılım üzerine nefis inceleme yazılarının olduğu, video kursların bulunduğu, uslübundaki mizahla en sıkıcı konuların bile zevkle okunabileği bir site olma yolunda.. henüz yeni ama büyüme potansiyeli çok yüksek..”
Tarih: 10.06.2005

Tamamen kendi kaynaklarımızla 7 yılı doldurmak üzereyiz. Bu 7 yıl içinde çalıştığımız ekip arkadaşlarımızı yazmaya kalkarsam, sanırım Türkiye’deki bilişim basınında olup da bizimle çalışmayan çok az kişi geriye kalır.

Bazıları, işin stresine dayanamadı, bazıları ile biz yolları ayırmak zorunda kaldık. Yönetimden (yani benden) kaynaklanan hataları da ekleyebilirim buna. Kısıtlı kaynaklar, Türkiye’de bir ilki yapmanın getirdiği acemilik derken, bugünlere gelmiş durumdayız.

Bugünlerden kastı, sayılarla ifade etmemde fayda var;

  • Günlük ortalama tekil ziyaretçi: 160.000 kişi
  • Günlük, ortalama sayfa izlenme: 400.000 sayfa

İstatistikler, bir önceki aya göre %15 büyüme eğiliminde devam ediyor.

Bu rakamlara mobil veriler dahil değil. Mobil arabirimimizi cep telefonlarından ziyaret edenlere ait sayılar ise şöyle;

  • Günlük ortalama tekil ziyaretçi: 10.000 kişi
  • Günlük, ortalama sayfa izlenme: 23.000 sayfa

Bu alanın istatistikleri ise normal arabirimden daha fazla olarak %25 büyüme eğilimindeseyrediyor.

Türkiye’de yaptığımız ilkler de sektöre yenilikler getirerek, internet kullanıcılarının içeriklerden daha fazla istifade etmesine olanak sağladı. Bunlar arasında;

  • Türkiye’deki ilk videolu inceleme yapan
  • Türkiye’deki ilk 3D ürün inceleme yapan
  • iPad’e özel, ilk özgün teknoloji dergisini yayına açan
  • Haber portallarına ve ajanslara özgün içerik sağlayan
  • Yurtdışındaki fuarlardan canlı yayın ve videolar sunan

yayın olmak, ShiftDelete.Net’e nasip oldu.

Önümdeki 15 günlük iş yükü arasında, büyümeye hizmet edecek altyapıyı oluşturma görevi ilk sıralarda yer alıyor. Bu altyapı yatırımından sonra, verileri daha da yükseltecek olan projeleri sırasıyla hayata geçirmeye sıra geliyor.

Yıllardır devam eden bir ritüel var. Ekibimizde bir süre çalıştıktan sonra “İşi öğrendik. Neden biz de bir ShiftDelete.Net kurmuyoruz” diyerek ayrılırlar, bir şeyler denerler ve 1 yılı geçmeden de kapatırlar.

Ekibimizde olup, yollarımızı bir şekilde ayırdığımız arkadaşların sitelerine arada bakıyorum. Başlık, görsel, teknik özellik, forum entegrasyonu gibi çok sayıda karakteristik özelliğimizi kopyalayarak hayatta kalmaya çalışanlar var.

Zamanında ekibimizde, genel yayın yönetmenliği, yazı işleri müdürlüğü, haber müdürlüğü gibi önemli pozisyonlarda uzun süre görev alan dostlarımızın yeni yerlerine transfer olmasından sonra durumun ne olduğunu kontrol edersek, ortaya aşağıdaki grafik çıkıyor.

Yazının başında paylaştığım Ekşisözlük mesajının sahibi olan yazar, çok iyi tahminlerde bulunmuş.Bu gücün arkasındaki sır, ne teknik ne de maddi destek. Sır değil, o nedenle rahatlıkla açıklayabilirim; okur desteği.

Ben de dâhil olmak üzere, site içeriğine yön veren kişiler gelip geçici. Kalıcı olan ise; okurlar tarafından algılanan marka.

Onca köklü bilişim yayını, elveda yazısı ile okurlarıyla helalleştiler. Tüm dünyada marka olmuş yabancı siteler, en fazla 1 yıl dayanabildiler. ShiftDelete.Net ise büyüyerek hayatına devam ediyor.

Zor olan şeyi başardık, kabul ediyorum ve gururlanıyorum.

Ama zor olan; günde 160 bin kişiye ulaşmak değildi. Geleceğine, sahibinin değil ekibinin ve okurunun karar verdiği bir platformu hazırlamak ve ayakta tutmaktı.

İşimi gerçekten çok seviyorum.

Ülkemizdeki internet kullanıcılarının, sahip olduğu teknolojilerden daha fazla istifade etmeleri için elimden ne geliyorsa yapmaya devam edeceğim.

Allah nazardan saklasın.

Bu sayfayı paylaşmak ister misiniz? Birini seçin:
Posted in ShiftDelete.Net | Tagged , , , , | Leave a comment

İzlendi: Abduction (Kaçış) – 2012

Sinema keyfime eskisi gibi zaman ayıramıyordum. Sakarya’ya gittiğimde, eski dostlara ve aileme zaman ayırmanın dışında vaktim kalırsa, mütevazı alışveriş merkezi olan Ada Center‘da  mutlaka sinemaya da uğrarım ama bu durum da ayda 1 kez oluyor çoğu zaman.

Abduciton filminden bir kare.

Bu akşam izlediğim Abduction (Kaçış) adlı filmle bu suskunluğu bozmuş oldum.

Mybilet üzerinden aldığım bilet sayesinde bir arkadaşımla, tabiri caiz ise nefes almadan izledik filmi.

Filmin senaryosunun klasik olması ve bazı mantık hatalarını yok sayarsanız, sizi 108 dakika boyunca (Kanyon Cinebonus’taki toplamda yarım saat süren reklamlar hariç)sizi ekrana bağlamayı başarabiliyor.

Filmde Karen olarak izleyeceğiniz Lily Collins’in ormana dönüşen kaşları ve film boyunca üşümesi, benim gibi sizin de aklınızı oyalayabilir.

Filmin afişine bakıp, gitmek isteyen ve istemeyen iki grup var. Bazıları başrolde oynayan Taylor Lautner‘a (Nathan) ayar olanlar baştan bitiriyor, veya Matt Damon‘a benzetip, aksiyon bekleyenler de oluyor. Bu arada beklentiler, boşa çıkmıyor tabi ;)

Bu arada Mybilet‘in Mastercard banka kartı (kredi kartı değil) üzerinden devam ettirdiği 1 bilet alana 1 bilet bedava kampanyası da sona ermiş. Acı da olsa, öğrenmiş oldum.

Fragmanını paylaşıyorum;

Abduciton (Kaçış Filminin Fragmanı)

Bu sayfayı paylaşmak ister misiniz? Birini seçin:
Posted in Sinema | Tagged , , , | Leave a comment

ShiftDelete.Net, satılıyor mu?

Web sitelerine ve sosyal medyaya düşen bu haberin ardından, başta ShiftDelete.Net okurlarından ve yakın dostlarımdan olmak üzere çok sayıda soru aldım. Sorular birbirine benziyor…

Kısa ve net…

Neler oluyor?

ShiftDelete.Net el mi değiştiriyor?

2005 yılında, değişmeye başlayan şartlar altında bilgisayar dergilerinin amacına hizmet edememesinden dolayı, teknoloji tutkunlarının talepleri doğrultusunda ortaya çıkan, dostum Berkin Bozdoğan’ın büyük katkılarıyla başlatıp büyüttüğümüz ShiftDelete.Net‘ten bahsediyoruz.

An itibarı ile günde 140 binden fazla tekil ziyaretçisi olan, 4.Levent’teki ofisinde 12 tam zamanlı çalışanı, 30’a yakın forum moderasyon ekibi, dış yazarları ile kendi ekosistemini oluşturmuş durumda.

Dünya değişiyor, teknoloji dünyası ise müthiş bir ivmeyle logaritmik olarak değişmeye devam ediyor.

Bu değişim, beraberinde önemli yatırımları da gerektiriyor. Bu yatırımı yapamayanlar yok olup gittiler. Giden markaları burada paylaşıp, yöneticilerini rencide etmeyeceğim. Sizler biliyorsunuz.

Bu zamana kadar herhangi bir destek almadan kendi öz kaynaklarımızla, sitemizi destekleyen reklam verenlerle bu yatırımların üstesinden geldik.

Şu anda herhangi bir ekonomik sorunumuz olmadan, yatırımlarımıza devam ediyoruz.

Biraz da hesap vereyim;

Henüz dergilerin bile geçmeye cesaret edemediği tablet yayıncılığında SDN Magazin adıyla doğan projemiz, büyümeye devam ediyor.

Akıllı telefonlar için hazırladığımız arabirimler, ayda 200.000 kişi tarafından izleniyor. Bu sayı, her ay %25 artış göstererek bizi şaşırtıyor.

Teknoloji sayfalarını sitemizin özgün ekibine emanet eden yayınlarla olan içerik ortaklığımız genişleyerek devam ediyor. Başta Haber7.com olmak üzere, Milliyet.com.tr, Posta.com.tr gibi önemli yayınlardan bahsediyoruz.

ShiftDelete.Net’e yeni bir kardeş geliyor. Şu anda sayfalarını tasarlamakta olduğumuz Oyunsever.com’un tatlı telaşı içindeyiz.

Kendi ekosistemimizdeki sosyal medyamız olan SDN Forum’da üyelerimizle olan etkileşimi artırıp, bir sadakat sistemi üzerinde çalışmalarımız tamamlanmak üzere. Üyelerimizi, hayal ettiklerinden daha güzel sürprizler bekliyor.

Teknolojiyle yeni tanışanlar için yakında sizlerle tanıştıracağımız özel bir kategori geliyor. Videolu içeriklerden oluşan bu sayfa sayesinde, satın alınan teknolojik cihazlardan ve internetten daha fazla istifade edilmesini sağlayacağız.

İçeriğimizi, bilgisayar ekranlarından akıllı telefonlara ve tabletlere taşımıştık. Bir ilke daha imza atarak TV ekranlarına da uygulama geliştiren ilk bilişim yayını olan ShiftDelete.Net’in Samsung Smart TV için başlattığı bu atılım, bu ay Philips ve Vestel ile devam ediyor. Okurlarımızın karşısına dilediği ekranda en uygun arabirimle çıkmak için çalışıyoruz.

Hem tasarım hem de işlevsellik açısından üzerinden uzun zamandır çalıştığımız CMS 2.0 için neredeyse her şey tamam. Sadece elbisesi kaldı. Tasarımcı arkadaşlarımızla bu elbise üzerinde çalışıyoruz.

Gördüğünüz üzere, işimiz epey fazla.

Severek yaptığımız bu işin finansal desteğe olan ihtiyacını tahmin ediyorsunuz. Oluşturduğumuz reklama dayalı gelir modeli ile bu desteği sorunsuz bir şekilde sağlıyoruz.

Sektördeki ağırlığı her geçen dönem daha da artan, yayıncılığa bambaşka bir soluk getiren, Türkiye’de gerçekleştirdiği ilklerle çok sayıda yayına ilham olan ShiftDelete.Net’i bünyesine katmak isteyen şirketler, kurulduğumuz ilk yıldan itibaren olmuştu, şimdi de olabilir.

Bu teklifler, iyi yolda olduğumuzun bir göstergesi.

Atacağımız adımı merak edenler için beklenen açıklamayı yapayım. Ama öncesinde bir şeyi hatırlamakta fayda var.

ShiftDelete.Net’in gücünden bahsediyoruz.

Şahıs olarak benim tek başımıza bir gücüm asla olamaz.

Sahiplenmek istenen değeri oluşturan; okurlarımızın desteğinden doğan ve rakipleri kıskandıran, medyada söz sahibi olmak isteyen grupların iştahını kabartan, müthiş bir güç.

Şimdi bazılarının şaşıracağı bir açıklama yapayım;

Karar aşamasına gelinen bir teklif olduğunda, bu kararı alacak olan kişi tek başıma ben değil, kayıtlı üyelerimiz olacak. Önce durumu çok iyi izah edeceğiz. Sonrasında, açacağımız anketin sonucuna göre bu kararı alacağız.

Bundan 5 yıl önce, günlük ziyaretçi sayımız olan 200 kişiye iyi içerik sunmak için ne düşünüyorsam, şimdi de bu düşüncelerimden bir şey kaybetmedim. O zaman günde 200 kişinin girdiği sitemize, şimdi 140.000 kişi geliyor.

İstatistiklerimiz büyümüş olabilir ama ben o kadar büyümedim.

Okurlarımızla çıktığımız bu yola, yine okurlarımızla devam edeceğiz.

Şu sıralar en çok sevdiğim şey, ShiftDelete.Net’e içerik hazırlamak ve okurlarımızın karşısına yeni projelerle çıkmak.

Bundan başka profesyonel olarak çok iyi yapabildiğim bir iş de yok :)

Bu halimden mutluyum, sizler de mutluysanız müsaade ederseniz çalışmaya devam edeyim.

Yukarıdaki iş listesini gördünüz ;)

Hepiniz güzel günler dilerim…

Bu sayfayı paylaşmak ister misiniz? Birini seçin:
Posted in ShiftDelete.Net | Tagged , , | 5 Comments

Sivil toplum örgütleri ve ben

Kendi sektörümün gelişmesi için elimden geleni yapıyorum. Sektöre yeni adamlar yetiştirmek, bünyemizde çalışan arkadaşlarımızın şartlarını iyileştirmek gibi görevlerimin yanı sıra sivil toplum örgütlerinde de yer alıyorum.

Bu örgütler;

  • İnternet Medyası Derneği
  • Bilişim Muhabirleri Derneği

İnternet Medyası Derneği’nde 2 yıldır Genel Sekreterlik görevini yürütüyordum. Bugün aldığım kararla bu görevimden ayrılıp, daha aktif üye olarak devam edeceğim kısmetse. Derneğimizin başkanı Hadi Özışık‘ın, bu yeniden yapılanma ile örgüte çok daha farklı bir vizyon kazandıracağına inanıyorum.

Diğer STK olan Bilişim Muhabirleri Derneği’nin bugün yapılan Genel Kurul Toplantısı’ndan sonra yine gazeteci dostum Fatih Sarı liderliğinde Yönetim Kurulu Üyesi ve Sayman olarak görevimi yürütmeye devam edeceğim.

İnternet Medyası Derneği’ndeki aktif yükümlülüklerim azaldığı için, çabalarımı eskisine nazaran Bilişim Muhabirleri Derneği‘ne daha fazla vereceğim kısmetse.

Taşın altına elimi sokmazsam olmaz ;)

Bu sayfayı paylaşmak ister misiniz? Birini seçin:
Posted in İnternet | Tagged , , , , , , | 1 Comment

İzledim: 127 Saat (127 Hours)

Bir süredir ara verdiğim film seanslarına yeniden başladığımı söylemiştim. Az önce biten film; “127 Saat” oldu.

127 Saat filminin afişi.

Halen bazı sinemalarda gösterimde olan filmin konusunu anlatmayacağım, çünkü siz de benim gibi şok olun istiyorum.

Film, sahip olduklarınızı kısa bir süreliğine de olsa özletiyor.

Bu hisleri en son, askerde nöbet tutarken yaşamıştım. O zaman da sahip olduklarımı özlerdim. Ailemi, işimi, arabamı, İstanbul’u, Sakarya’yı…

Kesinlikle tavsiye ederim.

Bu sayfayı paylaşmak ister misiniz? Birini seçin:
Posted in Sinema | Leave a comment

Vidyoda ile test çalışması

Ülkemizdeki yayıncı internet sitelerinin gelirlerinin büyük kısmını reklamlar oluşturuyor. Kimse internetteki yayına ücret ödeyerek abone olmak istemiyor, böyle giderse de olmayacaklar herhalde. Tabletler ve Google ile Apple’ın son adımları belki bu yönde bazı değişiklikler oluşturabilir.

Vidyoda nın sitemizdeki görüntüsü böyle.

Yayıncıların gelir elde ettiği reklamlar da kendi arasında bazı bölünmelere gidiyor. Örneğin; reklam ajanslarında sitelerin mobil arabirimleri için ayı bir ekip oluşturulurken, en son yeniliklerden biri de video reklamlar için yapılan çalışmalar.

Reklamz, Medyanet ve Netbook gibi reklam ajansları, bu çalışmalarda ilk ürünleri sunan firmalar oldular.

ShiftDelete.Net’in kendi ekosisteminde ürettiği videoların çok sayıda izlenmesi, içerik ortaklarında ve okurların kendi blog’larında epey yer alması, bu alanda hedef yayınlardan biri haline getiriyor.

SDN ekibi olarak hedefimiz ayda 1 milyon video izletmek. Hedefimize ulaşmak için gerekli planlarımızda mevcut. Bunları en kısa zamanda hayata geçireceğiz kısmetse.

Video oynatıcısı (Video Player) üzerinden reklam geliri elde etmek için söz verdiğimiz ajans olan ReklamZ ile Vidyoda ürünü üzerinden test çalışmasına başladık. Bu alanda yayıncı siteye olan katkısını ilerleyen zamanlarda istatistikleri izleyerek sizlerle paylaşacağım.

Şimdiden hayırlı olsun diyelim.

Bu sayfayı paylaşmak ister misiniz? Birini seçin:
Posted in İnternet, ShiftDelete.Net | Tagged , , , , , , , | Leave a comment

Ebru Gündeş – Beyaz albümü ve benden aldığı not

Son zamanlarda, eskiye nazaran kendime biraz daha fazla zaman ayırabildiğim için daha sistematik takip edebiliyorum olan biteni. Yeni çıkan albümler de takip ettiklerim arasında.

Ebru Gündeş'in Beyaz adlı albümünün kapağı

İşte o albümlerden biri de Ebru Gündeş’in Beyaz albümü. iPhone’a aktardım ve Sennheiser MM 50 kulaklığımla bir sahil turunda bitirdim albümü. Keyifli zamanlar geçirdiğimi itiraf edeyim ama bir daha dinleyeyim diyebileceğim 3 şarkısının dışında pek beğenmedim.

Umutsuz Türk Kadını imajıyla süslenen albümün ilk şarkısı olan ve benim hızlıca geçtiğim “Ağlamayacağım”, sanıyorum hit şarkı olacak, belki de oldu. Salya sümük ağlayan kızın şarkısı resmen :) hiç sevmem.

Hareketli şarkılar arasında kendisini hatırlatacak, gaza getirecek pek bir şarkı yok. 6 numaralı şarkı olan “Bigün Olacak” tavsiye ederim ama yine de.

Albümü sıradanlaştıran ama yine de benim beğendiğim eserlerden bazıları da zamanında pek sevilen şarkıların yeniden seslendirilmiş halleri. 7 numaralı “Yazık”, 10 numaralı “Aldırma” bu eserler arasında.

Albüm genel olarak beni çok etkilemese de yeni çıkanlar arasında en iyilerden biri olabilir. Özellikle şarkıların sözleri çok başarılı. TTNET’in müzik portalında sadece bir şarkı sunuluyor şu anda.

Not: Kendimi zorlasam da ben bu kadını asla seksi bulamıyorum :)

Bu sayfayı paylaşmak ister misiniz? Birini seçin:
Posted in Karışık | Tagged , , , | 2 Comments

İzlediğim son Türk filmleri

Hayat Var

Hayat Var filminin afişi.

2008’de yapımı tamamlanan filmi ancak izleyebildim. Reha Erdem’in yönettiği filmde, son zamanlarda diziler ve neredeyse her filmde görebileceğiniz Erdal Beşikçioğlu var. O kadar farklı rolde oynayıp da yüzü eskimeyen ender sanatçılardan herhalde.

Yaklaşık 2 saat uzunluğundaki filmi izlerken, galiba asıl olaylar birazdan başlayacak diye dikkatinizi kesmiyorsunuz ama o an asla gelmiyor :) Film bittiğinde ise dudaklarınızda buruk bir tebessüm kalıyor.

Şahit olamayacağınız ama her zaman etrafınızda olan hayatlardan birini bu filmde görebileceksiniz.

Filmdeki Orhan Gencebay şarkısıyla süslenen sahne oldukça ilginç.

Birisi ile beraber izleyecekseniz asla tavsiye etmem.

Filmin resmi web sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Aşk Geliyorum Demez

Aşk Geliyorum Demez filminin afişi

2009’da gösterime giren Aşk Geliyorum Demez, tam beklediğim gibi bir filmdi ve beklentilerim yüksek değildi.

Bergüzar Korel’den hoşlanıp kıskandığım için midir bilemiyorum ama bu bünye, Tolgahan Sayışman’ın oynadığı bir aşk filmini daha kaldırmaz diyebilirim. Oyuncunun bir de “Aşk Tutulması” filmini hatırlayanlar, ne demek isteyeceğimi daha iyi anlayacaktır.

Kız arkadaşla izlendiği zaman ortama güzel bir enerji yaydığını da itiraf edeyim.

Sırada bekleyen filmlerin adını da vererek bu yazıyı sonlandırayım;

  • The Town
  • Due Date
  • 127 Hours
Bu sayfayı paylaşmak ister misiniz? Birini seçin:
Posted in Sinema | Tagged , , , , , , , , | Leave a comment

Girişimcilik ile yavşaklık arasındaki fark

Son zamanlarda o kadar bahsediliyor ki bu kelimeden. Bir “Girişimcilik” diyenlere bakıyorum bir de ettikleri laflara.

İnternet teknolojilerini kullanarak gelir elde etmek isteyenlerin sayısı logaritmik bir şekilde artıyor. Bir zamanlar, çocukları “Ya topçu ya da popçu” olsun isteyen aileler şimdilerde ise çocuklar “Mark Zuckerberg, Sergey Brin, Larry Page” gibi olsun istiyorlar.

Tüm bu taleplerin altında ise kısa yoldan zengin olma isteği yatıyor. Bu talebi de toplumun genel yapısını gözden geçirdiğiniz zaman anlayışla karşılamanız gerek…

Anlayışla karşılayamadığım şey, internette girişimci olmak isteyen kişilere çeşitli etkinliklerde konuşan ve başarı örnekleri olarak sunulan kişilerin anlattıkları.

Etkinliklerin hepsine katılmak istiyorum ama yoğunluk nedeniyle bunu başarmam mümkün değil. Bir de topluluktaki her normal insan evladı gibi konuşana bakmak yerine, konuşana bakanları izlemek gibi garip bir huyum var.

Seçici davranarak bir şekilde katıldığım etkinliklerde, konuşmacıların her kelimesine özenle dinleyen girişimci adaylarına karşılık, hitap eden kişilerin takındığı tavırlar beni çok rahatsız ediyor.

Başarı olarak sundukları şey; yurt dışında yıllardır yapılan uygulamayı ülkemizde Türkçeleştirerek sunmaktan başka bir şey değil. Bunu kendileri de ifade ediyor.

Yapılan işin aslında hiçbir öneminin olmadığını, işi asıl yapanın çevreniz ve tanıdıklarınız olduğunu, yalan yanlış haberlerle de olsa medyada ne kadar fazla yer alırsanız o kadar iyi olduğunu anlatıyorlar.

Projenin memlekete faydasını veya istihdama katkısını düşünmekten ziyade, var olan sistemin açıklarından faydalanarak insan kaynağını en aza indirerek nasıl gelir elde edebileceğinizi anlatıyorlar.

Bana göre bu, girişimcilik değil yavşaklık semineridir.

Söz konusu seminerlere katılanların maksadı; memlekete vefa, insana saygı gibi duygulardan yoksun kalarak kısa yoldan para kazanmak ise bu sonuca ulaşmak için seminer seminer dolaşıp internette aramak yerine gündelik hayatlarında da kolayca hedeflerine ulaşabileceklerini bilmeliler.

Tabii ki sonucuna katlanmak şartıyla.

Bu sayfayı paylaşmak ister misiniz? Birini seçin:
Posted in Hayat, İnternet | Tagged , , , , , | 5 Comments

Bu hatayı bir daha yapmam herhalde

Bilişim basınını ilgilendiren, yurt içindeki ve yurt dışındaki etkinliklerin neredeyse tamamına ShiftDelete.Net ailesi olarak katılırız. Hatta sayılı basın mensbunun katıldığı Las Vegas’ta düzenlenen CES’e giden tek internet sitesi  sanırım biz olduk.

Şu günlerde, İspanya’da düzenlenen mobil teknolojilerle ilgili bir diğer etkinlik de MWC. Şirketler, yeni telefon modelleri ve mobil cihazları duyurmak için bu etklinliği bekliyorlar.

ShiftDelete.Net olarak bu etkinlikte yokuz.

Katıldığımız diğer etkinliklerde genelde firmaların davetlisi olarak katılım sağlıyorduk. Söz konusu fuarlara katılım maliyetleri az değil. MWC’de ise sponsorumuz olmadığı için ve ekip olarak CEBIT 2011 Hannover’e konsantre olduğumuz için katılım sağlamadık.

Oysa yurt dışı basınından takip ettiğim haberlere baktığımda hata yaptığımı anladım.

Bu hata bana bir ders olsun :)

Bundan sonra dünyanın neresinde olursa olsun, okurlarımızın faydasına olacak bir etkinlik olduğunda sponsorumuz olsun ya da olmasın, maliyet gözetmeksizin mutlaka katılım sağlayacağız.

Bu sayfayı paylaşmak ister misiniz? Birini seçin:
Posted in ShiftDelete.Net | Tagged , , , , , , | Leave a comment